Eskişehir'de konuşan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın şu ifadeleri kullandı;

"Bu sene 2026 yılı Eskişehir yılı. Ben de bizim Balıkesir'in plakası 10 numara biliyorsunuz. 10 numara kentin 10 numara vatandaşlarının, hemşerilerimin ve 10 numara kent konseyinin selamını getirdim. Hakikaten tabii şimdi bize ne zaman sıra gelir Başkanım? 2031'de mi, 3031'de mi ne zaman gelir bakacağız bakalım. Biz de her sene 10 10, 10 Ekim'de Dünya Balıkesirliler Günü'nü festival gibi kutluyoruz. 30'un üzerinde Türkiye'de Balıkesirliler derneğimiz var, onlarla bir araya geliyoruz. Bunlar çok etkili ama 2026 Eskişehir yılı çok yakışmış. Gerçekten başarılar diliyorum. Biz de Balıkesir olarak hizmetinizdeyiz her zaman.

Şimdi kent konseyleri, ben yıllar öncesinde ilk milletvekili olduğum süreçte bir hayalim vardı Başkanım. O da şu: Mahalle meclisleri. Hep diyordum ki: "Ya bir mahalle meclisleri olsa bu ülkede." Mahalle meclisinden, mahalledeki en kalan tek kişinin bile ne istediğini, neye ihtiyacı olduğunu öğrenelim istedim. Fakat olmadı yani bir türlü olmadı ki bence bu sosyal demokrat anlayışın da en önemli noktalarından bir tanesi bu bana göre; hatta bütün anlayışlarda önemli. Sonuçta biz milletimizin hizmetkarıyız. Onun için her yaşayan vatandaşın isteklerini, efendim arzularını, taleplerini bir şekilde yerine getirmek gibi bir sorumluluğumuz var elimizden geldiğince.

Sonra işte kent konseylerini o milletvekilleri sürecinde çok takip ettim yani ki Balıkesir Kent Konseyi de başarılı bir konseydi. Ben önceki dönemde görev yapan arkadaşlarımıza da ben teşekkür ediyorum bu arada. Onlarla da hep iletişimde olurdum, her gittiğimde ziyaret ederdim. Sonra seçimleri kazandıktan sonra ilk önce işte oturduk dedik ki: "Bunu biz nasıl yaparız?" Sevinç kardeşim sağ olsun, anlattım her şeyi ne istediğimizi, kafamızın ne olduğunu. Ve şu anda bizim kent konseyimiz ki tüm ilçelerdeki kent konseylerimiz; şunu da söyleyeyim hakikaten akıllı bir belediye başkanı, yanlış anlamasınlar belki farklı bir şey, kent konseyini kurar.

Şöyle bir intiba vardı bir ara: "İşte kent konseyleri bir şeyler hani sorunlar..." Hatırlıyorsanız konuşmuştuk. O süreçte yerel yönetimlerden sorumluyken bütün belediye başkanlarımıza özellikle tavsiye ediyordum yani. Ama farklı şeyler de alıyorduk tabii; "Ya diyorlardı öyle ama böyle..." Kent konseyleriyle de gidip konuşuyordum. Sonra şunu gördüm: Konuşmuyorlardı kendi içlerinde. Yani istişare etmiyorlar, konuşmuyorlar. Öyle olunca sorun da çözülmüyor.

Sağ olsun ben şanslıyım, Sevinç Baykan Özden gibi bir kardeşim var. Tam bir uyum içinde çalışıyoruz. Tüm birimlerle, tüm ilçelerle, burada Edremit'i, Gönen'i görüyorum, başka ilçelerimiz de burada. Efendim onlarla tam bir uyum içindeyiz. Beraber birkaç hayalim vardı mesela; diyordum ki: "Çocuk Meclisi." Yıllar öncesinden söylemiştim çok önceden. Bizde 473.000 emekli yaşıyor Balıkesir'de, sadece emekli. Emekli Meclisimizi hayata geçirdik. Balıkesir Kuvayi Milliye'nin baş şehri; ilk kurşun ve son kurşunun atıldığı yer. Bizler de, ben de İstiklal madalyalı bir dedenin torunuyum. Onun için milli değerlerimize sonuna kadar sahip çıkıyoruz. Her şeyin ötesine koyuyoruz hatta en başa. Efendim o yüzden oturduk Kuvayi Milliye Meclisimizi hareketlendirdik.

Ondan sonra Engelliler Meclisimiz vardı, onunla ilgili farklı farklı çalışmalar yaptık. Kadınlarla alakalı özel birimler hayata geçirdik. Birçok daha aklıma gelmeyen notları vermişlerdi de şimdi notlardan bakmak istemedim, onları Başkanım söyler daha sonra. Bunların hepsini hayata geçirdik. Ve şu anda kent konseyinden alınan kararlar bizden otomatikman geçiyor. Çünkü sonuçta inanıyoruz, güveniyoruz. Hakikaten büyük bir emek var, iyi bir kadromuz var. Bütün ilçelerde ortak aklın ve efendim istişarenin ortaya koyduğu güzel sonuçlar var. O projelerin de tamamını hayata geçiriyoruz değil mi? Geçiriyoruz.

E burada da bizler de tabii belediye başkanı olarak aslında bizi rahatlatan konular. Bazı konularda hani elimizi taşın altına koymamız gerekiyor ki her konuda koyuyoruz ama bunları anlatmaya insan lazım. Yapanlar, içinde olanlar, istişare içinde projeleri hazırlayanlar sonuçta kent konseyinin çok değerli üyeleri, temsilcileri. Onlarla birlikte olduk mu müthiş bir huzur, mutluluk ve katılımcılık hissiyatını ben kendi yüreğimden hissediyorum. Bunu daha da büyüteceğiz biz özellikle. Neden? Çünkü bu anlayışın bütün Türkiye'ye yayılması lazım. Ortak aklın, efendim işte birleşip ortaya bir projenin hayata çıkarılmasının ve yapılan projenin bölüşülmesinin. Mesela bizde bütün projelerimizin altında kent konseyimizin logosu da var. Hepsinde var. Nedenini söyleyeyim; nedenini de şu: O anlayışı egemen kılmak istiyoruz. Yani engellilerimiz mesela birileri geldiği zaman bir grupla kent konseyine yönlendiriyoruz. Kolay iş değil, zor iş. Yani bu zor iş, bayağı zor iş yani. Onun için hatta şimdi bak aklıma yine geldi; şimdi Sayın Başkan o bir kardeşimizi özel kalem müdürü yapmıştınız, Ethem. Şimdi tabii o onun özelliğinden dolayı değil, o bizim baş tacımız.

Ardından Kent Konseyine Başkanımızı çağırmıştım, sağ olsun o da geldi. Oturduk ve bunlarla ilgili çalışmalar yaptık. Siz öncülük yaptınız, biz de devam ettirdik. Bu çok önemli bir şeydir; iyilik, güzellik, sevgi ve iyi projeler inanın yaşıyor, genişliyor ve çok hızlı yayılıyor. Onun için bunların yayılmasında da Kent Konseylerimizin büyük etkenleri var.

Bir de bizim yazın 5.000.000’a yakın insan Balıkesir’de, kışın ise 1.500.000’un üzerinde vatandaşımız var. Herkesin bize bir şekilde ulaşma şansı da olmuyor. O süreçte de imdada yine Kent Konseyleri yetişiyor. Gerçekten orada güzel ekipler olduktan sonra sıkıntısı ve derdi olan herkesin bir muhatabı olmuş oldu. İmarla ilgili konuları da oraya bağladık ve bu durum işimizi çok rahatlattı. İmar konularında bir konuya çıkmadan önce muhakkak orada bir görüşme yapılıyor, değil mi? Eskiden devamlı davalar açılırdı, şimdi davalar da açılmıyor. Çünkü istişare, ortak akıl ve beraber paylaşma olduğu zaman her şey daha güzel oluyor.

Bizim kitabımızda ve anlayışımızda "ben"den çok "biz" anlayışı olduğu için Kent Konseylerimizle çok rahat anlaşabiliyoruz. Balıkesir’de 20 büyük ilçemiz var. Her 20 belediye başkanını topladığımda ilk sorduğum soru, "Kurulmayan Kent Konseyi kaldı mı?" oluyordu. Bunlar kurulduktan sonra sadece 2 tane kalmıştı, onlar da kurulduktan sonra 20 Kent Konseyi Başkanı ile her ay bir toplantı yapacağız. Hatta başkanlarla birlikte yapacağız çünkü onlar birbirlerine rakip değil, aksine birbirleriyle iletişim kurup birbirlerine dayanak oluyorlar.

Sonuçta bütün Balıkesir ve bütün ülke hepimizindir. Bizler de emanete sahip çıkmayı kendilerine şiar edinmiş Atatürk’ün evlatları olarak hem Cumhuriyete hem de Balıkesir’e emanet gözüyle bakıyoruz. Benim sloganım "Balıkesir emanettir" şeklindedir. Bu emanete sahip çıkıp daha iyisini yapmak ve "ben bir tuğla daha koyabilirim" anlayışıyla hareket etmek gerekir. Bunun bu sene Eskişehir’de olması çok güzel oldu. Sizin plaka kaçtı? Eyvah, sizin de durum bayağı bir uzunmuş ama siz bizden önce 2060’a doğru ancak ulaşırsınız. Bunun bir anlayış değil, bir rast gelmişlik olmasını umut ediyoruz.

Misafirperverliği için değerli arkadaşıma, canımız başkanımıza ve değerlimize çok teşekkür ediyorum. Kardeşimize de tekrar onunla burada olmaktan büyük onur duyduğumu söylemek istiyorum. Saygıdeğer Valimize, Sayın Hocamıza, daha önce görev yapmış tüm Kent Konseyleri Başkanlarına ve yönetim kurullarına şükranlarımı sunuyorum."