İbrahim Arslan, 17 Mart ve 24 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararlarıyla sağlık alanlarının özelleştirme kapsamına alındığını belirterek sürecin yalnızca mülkiyet devriyle sınırlı olmadığını ifade etti. Kararların kamusal sağlık alanlarının niteliğini değiştirebileceğini dile getirdi.
İbrahim Arslan, 17 Mart 2026 tarihli kararla 27 ilde 55 taşınmazın, toplam 1 milyon 237 bin 553 metrekare alanın özelleştirme kapsamına alındığını söyledi. 24 Nisan 2026 tarihli kararla ise 32 ilde 71 taşınmazın, toplam 1 milyon 82 bin 350 metrekarelik alanın aynı sürece dahil edildiğini belirtti. Böylece iki karar birlikte değerlendirildiğinde toplam 126 taşınmazın ve 2 milyon 319 bin 904 metrekarelik alanın özelleştirme kapsamına alındığını kaydetti.
Bu sürecin münferit bir uygulama olmadığını vurgulayan Arslan, hastaneler, sağlık tesisleri, aile sağlığı merkezleri, dispanserler ve lojmanların listede yer aldığını söyledi. Özelleştirme kararlarının yalnızca satış anlamına gelmediğini belirterek kiralama, gelir ortaklığı ve işletme hakkı devri gibi yöntemlerin de söz konusu olduğunu ifade etti.
Planlama yetkisinin Özelleştirme İdaresi’ne devredildiğine dikkat çeken İbrahim Arslan, bu alanların imar planlarının değiştirilebileceğini ve sağlık alanı statüsünün kaldırılabileceğini dile getirdi. Bu nedenle sürecin kamusal sağlık hizmetlerinin yapısını doğrudan etkileyebileceğini belirtti.
Eskişehir’deki uygulamalara da değinen Arslan, 17 Mart tarihli kararla eski Devlet Hastanesi ve Doğumevi alanının 44 bin 186 metrekarelik bölümünün özelleştirme kapsamına alındığını söyledi. 24 Nisan tarihli kararla ise eski Hava Hastanesi olarak bilinen Yunus Emre Devlet Hastanesi 2 Eylül hizmet binasının bulunduğu 65 bin 810 metrekarelik alanın aynı sürece dahil edildiğini ifade etti. Bu durumun önceki açıklamalarla çeliştiğini kaydetti.
Özelleştirme politikalarına ilişkin geçmiş verileri de paylaşan İbrahim Arslan, 1984–2025 döneminde Türkiye’de toplam 72 milyar dolar özelleştirme geliri elde edildiğini, bunun 63 milyar dolarlık bölümünün AK Parti iktidarı döneminde gerçekleştiğini söyledi. Buna rağmen ekonomik sorunların devam ettiğini ifade etti.
2026 yılı bütçesinde özelleştirme gelir hedefinin 185 milyar TL olarak belirlendiğini hatırlatan Arslan, son beş yılda elde edilen toplam gelirin 46,45 milyar TL olduğunu belirtti. Bu hedefin yeni satış ve devirlerin planlandığını gösterdiğini dile getirdi.
İbrahim Arslan, 17 Mart tarihli karar için Danıştay’a başvurulduğunu, 24 Nisan tarihli karar için de yürütmenin durdurulması ve iptali talebiyle dava açılacağını açıkladı. Açıklamasının sonunda özelleştirme politikalarının yalnızca taşınmazlarla sınırlı kalmadığını belirterek kamuya ait birçok varlığın benzer süreçlerle karşı karşıya olduğunu ifade etti.