Eskişehir Doğa ve Yaşam Platformu, Alpu Ovası’nda yapılması planlanan altın ve gümüş maden projesine karşı başlattığı imza kampanyasının ikinci turuna geçti. Platform üyeleri, 10 bin imza hedefiyle yürüttükleri çalışmanın ilk bölümünde yaklaşık 4 bin imza topladıklarını belirterek kalan imzaları ikinci kampanyada tamamlamayı hedeflediklerini açıkladı.
Doğa ve Yaşam Platformu Üyesi Fatma Filiz Özkoç, kampanyanın ikinci kez gerçekleştirildiğini belirtti. İlk kampanyanın ağustos ayında dört gün sürdüğünü ve yoğun ilgi gördüğünü söyleyen Özkoç, eylül ayındaki ikinci çalışmanın da belirli günlerde olmak üzere toplam dört gün devam edeceğini ifade etti.
Özkoç, imza kampanyasının temel amacının Alpu Ovası’nda Taşzemin İnşaat ve Madencilik Şirketi tarafından yapılmak istenen maden projesine karşı kamuoyu oluşturmak olduğunu söyledi. Projenin yaklaşık 20 bin dönümlük geniş bir alanı kapsadığını belirten Fatma Filiz Özkoç, temmuz ayında yapılması planlanan halkın katılımı toplantısının halkın katılım göstermemesi nedeniyle gerçekleştirilemediğini aktardı.
“Kalan imzaları bu kampanyada toplamayı düşünüyoruz”
Fatma Filiz Özkoç, Eskişehir’de son dönemde farklı bölgelerde gündeme gelen maden projelerine de dikkat çekti. Atalan-Alpagut, Sarıcakaya, Alpu-Esenkence ve Beylikova’daki gelişmeleri sıralayan Özkoç, Eskişehir’in geniş kapsamlı madencilik faaliyetlerinin etkisi altına girmesine karşı olduklarını belirtti.
İlk kampanyada yaklaşık 4 bin imzaya ulaştıklarını ifade eden Özkoç, “Biz bu kampanyayı yaklaşık 10.000 imza hedefi üzerinden planlamıştık. İlk kampanyamızı bitirdik, şimdi bu 2. kampanyada hedefimizi tamamlayacağız. İlk çalışmada yaklaşık 4.000 imzaya ulaştık, kalan kısmı da bu kampanyada toplamayı düşünüyoruz” dedi.
Doğa ve Yaşam Platformu Üyesi Cevat Aydemir ise çalışmalarının yalnızca Eskişehir’deki maden projelerine yönelik olmadığını söyledi. Aydemir, farklı bölgelerdeki doğa ve yaşam alanlarını etkileyen projelere karşı da çalışma yürüttüklerini belirterek, özellikle maden faaliyetlerine ilişkin yasal düzenlemelerin ardından şirketlerin önünün açıldığını savundu.
Cevat Aydemir, Eskişehir’in tarım alanları, ormanları, su kaynakları ve yaşam alanlarının korunması gerektiğini ifade ederek, platform üyelerinin bu konudaki çalışmalarını sokakta, maden sahalarında, adliyelerde ve kamu kurumları önünde sürdürdüğünü söyledi.
Ankara’daki davaya dayanışma ziyareti
Cevat Aydemir, platform üyelerinin Ankara’da Akbelen ve İkizköy’deki acele kamulaştırma kararlarına ilişkin görülecek davayı da takip edeceğini açıkladı. Danıştayda görülecek duruşmaya katılacaklarını belirten Aydemir, daha sonra MAPEG önünde basın açıklaması yapacaklarını söyledi.
Aydemir, söz konusu davanın Eskişehir’deki maden projeleriyle ilgili olmadığını özellikle belirterek, Akbelen ve İkizköy’deki acele kamulaştırma kararlarına ilişkin olduğunu ifade etti. Daha önce yürütmenin durdurulması yönünde karar verildiğini belirten Cevat Aydemir, karar duruşmasında bölgedeki yurttaşlarla dayanışma göstermek amacıyla Ankara’da olacaklarını söyledi.
Aydemir, Beylikova’da gündeme gelen nadir toprak elementleri projesine ilişkin çalışmalarının da sürdüğünü belirtti. Bölgedeki halk ve muhtarlarla görüşmeler yaptıklarını aktaran Aydemir, özel mülklerin ve tarım alanlarının korunması gerektiğini savundu.
Kaymaz’daki maden faaliyetlerine de değinen Cevat Aydemir, bölgede uzun süredir devam eden çalışmalarla ilgili eleştirilerini dile getirdi. Aydemir, Kaymaz’da çıkarılan cevherin yanı sıra farklı bölgelerden getirilecek cevherlerin zenginleştirilmesine yönelik faaliyetlerin de gündeme geldiğini söyledi.
Eskişehir Doğa ve Yaşam Platformu, Alpu Ovası’ndaki proje için başlattığı imza kampanyasını ikinci turda dört günlük çalışma ile sürdürecek. Platform üyeleri, vatandaşları stantlarda dilekçeleriyle kampanyaya destek vermeye çağırırken, toplanan dilekçelerin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına sunulacağını bildirdi. Kampanyayla Alpu Ovası’nın tarımsal niteliğinin korunması ve planlanan projenin iptal edilmesi yönündeki taleplerin ilgili makamlara iletilmesi amaçlanıyor.





