Eskişehir Bilecik Veteriner Hekimler Odası Başkanı Erdinç Yuva, 28 Eylül Dünya Kuduz Günü dolayısıyla kuduz hastalığına ilişkin açıklamalarda bulundu. Erdinç Yuva, insan, hayvan ve çevre sağlığının bir bütün olarak ele alınması gerektiğini belirterek kuduzla mücadelede düzenli aşılama ve toplum bilincinin önemine dikkat çekti.
Erdinç Yuva, kuduzun klinik belirtileri ortaya çıktıktan sonra ölüm oranının yüzde 100’e ulaşabildiğini, ancak doğru ve zamanında alınan önlemlerle hastalığın önlenebildiğini söyledi. Dünya Sağlık Örgütü’nün “Tek Sağlık” yaklaşımı kapsamında belirlediği 2030 yılına kadar sıfır insan ölümü hedefinin önemine işaret eden Erdinç Yuva, bu hedef için insan, hayvan ve çevre sağlığının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Veteriner hekimlerin toplum sağlığının korunmasında önemli bir görev üstlendiğini belirten Erdinç Yuva, hayvan sağlığının güvence altına alınmasının toplum sağlığının korunmasındaki temel adımlardan biri olduğunu kaydetti.
Erdinç Yuva, kuduzla mücadelede aşılama çalışmalarının büyük önem taşıdığını belirterek kedi ve köpeklerin kuduz aşılarının her yıl düzenli olarak yaptırılması gerektiğini söyledi. Sokakta yaşayan hayvanların da aşılanması ve düzenli olarak takip edilmesi gerektiğini ifade eden Erdinç Yuva, bu süreçte veteriner hekimlerle iletişim ve iş birliğinin önemine dikkat çekti.
Kuduz riskine karşı şüpheli temas durumunda yapılması gerekenlere de değinen Erdinç Yuva, olası bir ısırık veya şüpheli temas sonrasında yaranın vakit kaybetmeden bol su ve sabunla iyice yıkanması ve en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirtti. Erdinç Yuva, böyle durumlarda zaman kaybetmemenin önem taşıdığını söyledi.
Kuduzla mücadelenin yalnızca veteriner hekimlerin, sağlık çalışanlarının veya kamu kurumlarının sorumluluğunda olmadığını vurgulayan Erdinç Yuva, toplumun bilinçli hareket etmesinin de mücadelede önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti.
Erdinç Yuva, düzenli aşılama, koruyucu hekimlik uygulamaları ve toplumsal bilinç sayesinde kuduzun oluşturduğu riskin azaltılabileceğini belirterek bilimsel yaklaşım, etkin koruyucu sağlık uygulamaları ve toplumsal dayanışmayla kuduzsuz bir geleceğin mümkün olduğunu kaydetti.





