Türk Eğitim-Sen Eskişehir 1 No’lu Şube Başkanı Kamuran Arıkan, son dönemde yeniden gündeme gelen öğretmenlerin kılık ve kıyafet tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Arıkan, öğretmenlerin serbest kıyafet uygulamasına geçmesinden bu yana benzer tartışmaların dönem dönem tekrarlandığını belirterek, bu konunun eğitim sisteminin temel sorunlarının önüne geçirilmemesi gerektiğini söyledi.

Öğretmenler arasında ciddi bir kılık kıyafet sorunu bulunmadığını savunan Arıkan, öğretmenlerin mesleklerinin gerektirdiği sorumluluk çerçevesinde giyinebileceğini ifade etti. Bu konuda farklı davranan öğretmen veya yöneticilerin bulunabileceğini belirten Arıkan, bunların eğitim sisteminin temel sorunları arasında değerlendirilemeyeceğini ve zaman içerisinde çözülebilecek meseleler olduğunu dile getirdi.

Arıkan, kılık kıyafet tartışmasının gündeme taşınmasının ardından eğitim sistemindeki daha önemli sorunların neden yeterince konuşulmadığını sorguladı. “O halde bu maskeyi kaldıralım ve arkasında kalan gerçek sorunlara bakalım” diyen Arıkan, öğretmenlerden öğrencilere, okulların fiziki şartlarından personel sorunlarına kadar birçok başlık sıraladı.

“Öğretmenin saygınlığıyla ilgili ciddi bir sorun var”

Kamuran Arıkan, öğretmenlerin mesleki saygınlığı, yetiştirme sistemi ve eğitim fakültelerinin durumunun yeterince tartışılmadığını savundu. Bazı eğitim fakültesi bölümlerinin boş kaldığını ve yeterince tercih edilmediğini belirten Arıkan, üniversite sınavındaki başarı sıralamalarının da giderek düştüğünü söyledi.

Öğretmenlerin eş durumu tayinlerinin de önemli bir sorun olduğunu ifade eden Arıkan, farklı şehirlerde görev yapan eşlerin bir araya gelmekte zorlandığını dile getirdi. Asker ve polis eşlerine il emri verildiğini belirten Arıkan, diğer kamu çalışanlarının eşlerinin de aile bütünlüğü açısından değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Arıkan, okulların ödenek sorununa da dikkat çekti. Eskişehir'deki okulların fiziki durumunun yakından görülebildiğini belirten Arıkan, okullara yeterli kaynak aktarılıp aktarılmadığının sorgulanması gerektiğini söyledi.

Okullar kapanmadan yaklaşık 10 gün önce İŞKUR üzerinden çalışan personelin görevlerine son verildiğini ifade eden Arıkan, bu süreçte ortaya çıkan temizlik ve diğer ihtiyaçların nasıl karşılandığının da konuşulması gerektiğini belirtti. Yeni eğitim öğretim yılı öncesinde okulların temizlik durumunun ve yeterli temizlik personeli bulunup bulunmadığının da gündeme alınması gerektiğini söyledi.

Eğitim sistemindeki değişiklikler ve liyakat tartışması

Eğitim sisteminin sürekli değişmesinin de önemli bir sorun olduğunu dile getiren Arıkan, farklı dönemlerde göreve gelen Milli Eğitim Bakanlarının sistemde değişiklik yaptığını belirtti. Eğitimin süreklilik isteyen bir alan olduğunu söyleyen Arıkan, eğitim politikalarının uzun vadeli bir anlayışla ele alınması gerektiğini savundu.

Arıkan ayrıca eğitimde liyakat ve mülakat sorunlarına dikkat çekti. Daha önce 1611 öğretmenin mülakat nedeniyle mağdur edildiğini ifade ettiklerini hatırlatan Arıkan, sendikaların ve özellikle Türk Eğitim-Sen’in katkılarıyla bu kişilerin haklarının iade edildiğini ancak söz konusu öğretmenlerin üç yıl boyunca atanamadığını söyledi.

Proje okullarında öğretmenlerin nasıl seçildiğinin de yeterince tartışılmadığını savunan Arıkan, öğretmenler arasındaki adaletsizliklerin ciddi boyutlara ulaştığını ifade etti. Öğrencileri doğrudan ilgilendiren sınav sisteminin de eğitim gündeminin önemli başlıklarından biri olması gerektiğini belirtti.

Zorunlu 12 yıllık eğitim konusuna da değinen Arıkan, sendika olarak daha önce zorunlu 12 yıllık eğitim sistemine karşı olduklarını ifade ettiklerini hatırlattı. Milli Eğitim Bakanının da sistemin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söylediğini belirten Arıkan, bu konunun da kamuoyunda yeterince tartışılmadığını dile getirdi.

Okullar, öğretmenler ve öğrenciler için çok sayıda sorun sıraladı

Kamuran Arıkan, okul binalarının durumunun da eğitim sisteminin önemli sorunlarından biri olduğunu söyledi. Eskişehir'de yıkım aşamasına gelen bazı okul binalarının bulunduğunu belirten Arıkan, Türkiye'de hâlâ ikili eğitim uygulayan okulların bulunduğuna dikkat çekti.

Öğretmenlerin mali ve özlük haklarının da yeterince gündeme gelmediğini savunan Arıkan, velilerin öğretmenler üzerindeki baskısına ve öğretmenlerin hem öğrenciler hem de veliler karşısında yaşadığı sorunlara değindi. Öğretmenin otoritesinin giderek zayıfladığını belirten Arıkan, sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik konularının da tartışılması gerektiğini söyledi.

Ücretli öğretmenlerin çalışma koşullarına ilişkin de değerlendirme yapan Arıkan, Milli Eğitim Bakanının “40 bin liranın altında çalışan öğretmen varsa bana şikâyet edin” sözünü hatırlattı. Ücretli öğretmenlerin haftada 30 saate kadar derse girdiğini belirten Arıkan, ay sonunda aldıkları ücretin asgari ücrete ulaşıp ulaşmadığının sorgulanması gerektiğini ifade etti.

Özel öğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerin sorunlarının da gündeme getirilmediğini savunan Arıkan, öğrencilerin kılık kıyafetleri konusunda öğretmenlerin yaşadığı sorunlara da dikkat çekti. Öğretmenlerin öğrencileri kıyafetleri konusunda uyardığında veliler tarafından şikâyet edilebildiğini belirten Arıkan, bazı durumlarda öğretmenlerin disiplin süreçleriyle ve kınama cezasıyla karşı karşıya kalabildiğini söyledi.

Çalışan anne ve babaların çocuklarının yaşadığı sorunların da eğitim gündeminin bir parçası olması gerektiğini ifade eden Arıkan, kreş imkanlarının ve okulların şartlarının yeterince ele alınmadığını savundu. Dezavantajlı çocukların eğitim imkanları, meslek liselerinin sorunları ve okul kantinlerindeki fiyatların da tartışılması gerektiğini söyledi.

Arıkan, ekonomik koşullar nedeniyle öğrencilerin okul kantinlerinden temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanabileceğine dikkat çekerek, “Bir öğrenci bugün kaç liraya tost yiyebiliyor? Kaç liraya çay veya meyve suyu alabiliyor? Evinden aç gelen bir öğrenci okulda bir tost alacak parayı bulamıyorsa bunun üzerinde durulması gerekmiyor mu?” ifadelerini kullandı.

Kayıt ücretleri ile dezavantajlı bölgelerde görev yapan öğretmenlerin çalışma şartlarının da önemli sorunlar arasında bulunduğunu belirten Arıkan, Eskişehir merkezinde görev yapan bir öğretmen ile Şemdinli'de görev yapan bir öğretmenin çalışma koşullarının aynı olmadığını söyledi.

“Öğretmenler artık emekli olamıyor”

Kamuran Arıkan’ın dikkat çektiği başlıklardan biri de öğretmenlerin emeklilik sorunu oldu. Öğretmenlerin ekonomik nedenlerle emekli olmak istemediğini savunan Arıkan, bu durumun eğitim sisteminde norm kadro fazlası öğretmen sorununa da yol açtığını ifade etti.

Eskişehir üzerinden örnek veren Arıkan, yaklaşık üç-dört yıl öncesine kadar kentte yılda ortalama 400 öğretmenin emekli olduğunu, bazı yıllarda bu sayının 650 civarına çıktığını söyledi. Arıkan, son dönemde ise Eskişehir'de yılda yalnızca 60-70 civarında öğretmenin emekli olduğunu belirtti.

Bu değişimin temel nedeninin emeklilikte yaşanan gelir kaybı olduğunu savunan Arıkan, başöğretmenlik tazminatı ve seyyanen zamların emekli aylıklarına yansımadığını ifade etti. Arıkan, bu nedenle görevdeyken alınan maaş ile emekli aylığı arasında ciddi fark oluştuğunu ve öğretmenlerin emekliliği tercih etmediğini söyledi.

Arıkan, eğitim sisteminin gerçek gündeminin öğretmenlerin kılık kıyafeti olmadığını savunarak sözlerini şöyle tamamladı:

“Eğitim sisteminin asıl sorunlarının bunlar olduğunu bir kez daha ifade etmek istiyorum. Öğretmenlerin kılık kıyafeti üzerinden yürütülen tartışmaların ise bu temel sorunların önüne geçtiğini ve gerçek eğitim gündemini gölgede bıraktığını düşünüyoruz.”