Eskişehir Yunus Emre Halk Çarşısı’nda yeni eğitim öğretim yılı öncesinde okul alışverişi hareketliliği başladı. Okulların gelecek hafta açılacak olması ve 1. ile 5. sınıf öğrencilerinin yarın ders başı yapacak olması nedeniyle veliler çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamak için çarşıdaki mağazaları gezmeye başladı. Ancak çarşıdaki hareketlilik, esnafın beklediği satış yoğunluğuna henüz ulaşmadı.
Yunus Emre Halk Çarşısı Sosyal Yardımlaşma ve Güzelleştirme Derneği Başkanı Fevzi Beysel, bu yıl okul alışverişlerinin önceki yıllara göre daha geç başladığını söyledi. Beysel, 2026 yılının başından bu yana esnaf açısından genel anlamda durgun bir dönem yaşandığını belirterek, okul alışverişlerinde de benzer bir tablonun ortaya çıktığını ifade etti.
“Şu anda yüzde 15-20 civarında bir hareketlilik var”
Geçmiş yıllarda okul alışverişlerinin ağustos ayının ortalarında veya sonlarına doğru belirginleştiğini anlatan Beysel, bu yıl ise çarşıda ciddi bir sakinlik yaşandığını söyledi. Vatandaşların alışverişlerini büyük ölçüde okul açılmadan önceki son günlere bırakacağını düşündüğünü belirten Beysel, mevcut hareketliliğin geçen yılların oldukça gerisinde kaldığını ifade etti.
Beysel, “Geçen yılla kıyasladığımızda şu anda yüzde 15-20 civarında bir hareketlilik olduğunu söyleyebiliriz” dedi. Çarşının dışarıdan bakıldığında kalabalık görünebildiğini ancak bu görüntünün doğrudan satış anlamına gelmediğini belirten Beysel, mağazalara gelen vatandaşların önemli bir bölümünün alışveriş yapmadan önce fiyat araştırması yaptığını söyledi.
Çarşıya gelenlerle alışveriş yapanlar arasında yaklaşık yarı yarıya fark bulunduğunu ifade eden Beysel, “İnsanların bir kısmı doğrudan alışveriş yapmak için geliyor. Diğer kısmı ise farklı yerlerdeki fiyatlara bakıyor, daha uygun ürünü bulmaya çalışıyor. Yani gelenlerin yaklaşık yarısı alışveriş yaparken diğer yarısı fiyat araştırıyor” diye konuştu.
“İnsanlar ekonomik ve uygun fiyatlı ürün arıyor”
Okul alışverişinin aile bütçesinde önemli bir yük oluşturduğunu belirten Beysel, kırtasiye, okul kıyafeti, pantolon ve ayakkabı gibi ürünlerin ayrı ayrı masraf kalemi oluşturduğuna dikkat çekti. Özellikle bir ailenin iki veya üç çocuğunun okula gitmesi halinde toplam maliyetin daha da yükseldiğini söyleyen Beysel, velilerin bu nedenle mağazaları dolaşarak daha uygun fiyatlı ürünleri bulmaya çalıştığını ifade etti.
Beysel, “İnsanlar geçim sıkıntısı nedeniyle kapı kapı dolaşıyor, ‘Nereden daha ucuza alabilirim?’ diye araştırıyor. Kırtasiye ayrı, okul kıyafeti ayrı, pantolon ve ayakkabı ayrı bir masraf. Bunların hepsini alt alta yazdığınızda ciddi bir maliyet ortaya çıkıyor. Bir de evde okula giden 2 veya 3 çocuk varsa maliyet çok daha fazla oluyor” dedi.
Velilerin alışveriş alışkanlıklarında da değişiklik yaşandığını belirten Beysel, ailelerin artık ihtiyaçlarını bir anda tamamlamak yerine fiyatları karşılaştırarak daha kontrollü hareket ettiğini söyledi. Çarşıdaki mevcut hareketliliğin önemli bölümünün de bu fiyat araştırmalarından kaynaklandığını belirten Beysel, ailelerin öncelikle ekonomik ve uygun fiyatlı ürün aradığını ifade etti.
Ayakkabı fiyatlarında da artış yaşandı
Okul alışverişinin önemli kalemlerinden biri olan ayakkabılarda da geçen yıla göre fiyat artışı yaşandığını belirten Beysel, artışın yıl içerisinde yükselen akaryakıt ve diğer maliyetlerle birlikte ürün fiyatlarına yansıdığını söyledi.
Geçen yıl Kurban Bayramı'na kadar ayakkabı fiyatlarında yaklaşık yüzde 15-20 civarında bir fark bulunduğunu ifade eden Beysel, sonraki dönemde maliyetlerin yükseldiğini belirtti. Ancak Türkiye genelindeki piyasa koşullarının dar olması nedeniyle esnafın maliyet artışlarının tamamını ürün fiyatlarına yansıtamadığını söyledi.
Beysel, şu ana kadar maliyet farkının yalnızca küçük bir bölümünün fiyatlara yansıtıldığını, özellikle kışlık ürünlerde daha yüksek fiyat artışlarının gündeme gelebileceğini düşündüklerini ifade etti.
Geçen yıl eylül ayında ilkokul çağındaki çocuklara yönelik ayakkabıların 500-700 TL bandında olduğunu belirten Beysel, bu yıl aynı gruptaki ayakkabıların 650-850 TL aralığına yükseldiğini söyledi. Beysel, fiyat artışlarının ailelerin okul alışverişi bütçesini doğrudan etkilediğini dile getirdi.
Zincir marketler okul ürünlerinde ne kadar etkili?
Okul alışverişinde zincir marketlerin etkisine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Beysel, ayakkabı sektöründe zincir marketlerle çarşı esnafının ürünlerini doğrudan kıyaslamanın doğru olmayacağını savundu. Zincir marketlerin ayakkabı alanında çarşı esnafı kadar ürün çeşitliliği sunmadığını belirten Beysel, kırtasiye ürünlerinde ise zincir marketlerin daha fazla yer aldığını söyledi.
Okul kıyafetlerinde ise her okulun kendisine özgü ürünlerinin bulunması nedeniyle zincir marketlerin etkisinin sınırlı olduğunu ifade eden Beysel, buna karşın büyük ve kurumsal firmaların okul ürünleri sektörüne giderek daha fazla ilgi gösterdiğini belirtti.
Beysel, okul kıyafetlerinin arma ve tişört gibi daha standart ürünlere dönüşmesiyle birlikte büyük firmaların da bu pazarda daha fazla yer almaya çalıştığını söyledi.
“Sadece fiyata göre hareket edilmemeli”
Okul alışverişi yapacak ailelere de tavsiyelerde bulunan Beysel, velilerin yalnızca ürünün fiyatına bakarak karar vermemesi gerektiğini söyledi. Ailelerin yıllar içerisinde çocukları için okul kıyafeti, pantolon ve ayakkabı alırken ürünlerin kalitesini daha iyi ayırt etmeye başladığını belirten Beysel, fiyat araştırması yapılırken kalite unsurunun da mutlaka dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
Beysel, “Bir ürün ucuz olabilir ancak bazen ucuz diye alınan kalitesiz bir ürün daha pahalıya mal olabiliyor. Bu nedenle fiyat araştırması yaparken ürünün kalitesini de mutlaka göz önünde bulundursunlar” dedi.
Çarşı esnafının yeni eğitim öğretim yılı öncesindeki beklentisinin ise okul açılışına kalan son günlerde alışverişlerin hızlanması olduğu belirtildi. Beysel, özellikle ailelerin alışverişlerini son üç güne bırakacağını düşündüklerini, ancak mevcut ekonomik koşullar nedeniyle velilerin bütçelerini daha dikkatli kullanarak ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştığını ifade etti.





