Eskişehir Yaş Sebze ve Meyve Üreticiler Birliği Başkanı Yıldıran Kılıç, kentte sebze üretiminde yaşanan sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Eskişehir’de sebze üretimi yapan birliklerin bulunduğunu belirten Yıldıran Kılıç, kendi birliklerinin 275 üyesi olduğunu, Yıldırım Çiftliği ve Yeşil Sakarya birliklerinin ise yaklaşık 250’şer üyeye sahip olduğunu söyledi.

Eskişehir’in Türkiye genelinde sebze üretiminde ilk 10 il arasında yer aldığını belirten Yıldıran Kılıç, kayıt dışı üretim yapan üreticiler nedeniyle toplam üretici sayısının net olarak bilinmediğini ifade etti.

Üretim miktarının talebin üzerine çıkmasının üreticiyi zor durumda bıraktığını söyleyen Yıldıran Kılıç, sebzelerin önemli bölümünün tarlada kaldığını belirtti. Yıldıran Kılıç, “Üretim arzı fazla olduğu için üretilen ürünlerin, her yıl olduğu gibi bu sene de yarısı tarlada kalacak. Bunun en büyük sebebi maalesef Türkiye genelinde üretim planlamasının olmaması” dedi.

Yıldıran Kılıç, üretim planlaması konusunda Tarım ve Orman Bakanlığı’nın daha kapsamlı çalışma yapması gerektiğini savundu. Üretim planlamasının yapılmaması nedeniyle üreticilerin bir önceki yıl yüksek gelir getiren ürünlere yöneldiğini belirten Yıldıran Kılıç, bunun sonraki yıl arz fazlasına yol açtığını söyledi.

Yıldıran Kılıç, “Üretim planlaması olmadığından vatandaş, para eden ürüne bir sonraki yıl yükleniyor ve o ürünü daha fazla ekiyor. Fazla ekilince de ürünlerin hepsi maalesef tarlada kalıyor” ifadelerini kullandı.

Sonbahar yağışlarının üreticiler açısından hem olumlu hem de olumsuz etkileri olduğunu belirten Yıldıran Kılıç, özellikle domates üretiminde yağışlı havanın kalite sorununa yol açtığını söyledi. Yıldıran Kılıç, havaların sürekli yağışlı ve kapalı gitmesi nedeniyle domateslerde leke oluştuğunu, bunun da ürün kalitesini düşürdüğünü ifade etti.

Yağışların tarım arazileri ve su kaynakları açısından ise olumlu etkilerinin bulunduğunu belirten Yıldıran Kılıç, ekinlerin biçildiğini ve bazı arazilerde anız bulunduğunu söyledi. Yıldıran Kılıç, sonbahar yağışlarının toprağın su ihtiyacının karşılanmasına, baraj ve göllerin su seviyelerinin desteklenmesine katkı sağladığını dile getirdi.