İYİ Parti Eskişehir İl Başkanlığı Sosyal Politikalardan Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Fatma Gül Özcan, 26 Haziran Uluslararası Bağımlılık Yapıcı Madde Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü dolayısıyla basın açıklaması yaptı. Fatma Gül Özcan, bağımlılık yapıcı madde kullanımının yalnızca bireyleri değil, aileleri ve toplumun tüm kesimlerini etkileyen önemli bir sorun olduğunu belirterek, mücadelede daha kapsamlı politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen 26 Haziran Uluslararası Bağımlılık Yapıcı Madde Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü'nün toplumsal farkındalık açısından önemli olduğunu söyleyen Fatma Gül Özcan, bu konunun yalnızca belirli günlerde gündeme gelmemesi gerektiğini dile getirdi.
Fatma Gül Özcan, “Bağımlılık yapıcı madde kullanımı ve kaçakçılığı, yalnızca bireylerin sağlığını değil; aile yapısını, toplumsal huzuru, kamu güvenliğini ve gelecek nesillerin yaşam kalitesini tehdit eden küresel bir sorundur. Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen 26 Haziran Uluslararası Bağımlılık Yapıcı Madde Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü, bu tehdide karşı toplumsal farkındalığın artırılması ve ortak mücadele bilincinin güçlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır” dedi.
İYİ Parti olarak konunun Türkiye açısından önemli bir sorun hâline geldiğini ifade eden Fatma Gül Özcan, bağımlılık yapıcı madde ticareti yapanlara ve buna destek sağlayanlara ağır yaptırımlar uygulanması gerektiğini söyledi.
Fatma Gül Özcan, “Biz de İYİ Parti olarak bu durumun artık ülkemizde büyük bir sorun olduğunu, geleceğimizin bu şekilde yok edildiğini, öncelikle bağımlılık yapıcı madde satışını yapanlara, satışa destek verenlere ve buna zemin hazırlayanlara çok ağır cezalar verilmesini istiyoruz. Kullanan bireylerin kendilerine ve ailelerine gereken tüm desteğin verilmesini istiyoruz. Ülkemizde görünmeyen, dillendirilmeyen ama çok ciddi yıkım oluşturan bu soruna dikkat çekmek için bu basın açıklamasını gerekli gördük” ifadelerini kullandı.
Bağımlılığın bireyin yaşamını ve toplum düzenini olumsuz etkilediğini belirten Fatma Gül Özcan, bu nedenle mücadelenin yalnızca güvenlik birimlerinin sorumluluğunda olmadığını söyledi.
Fatma Gül Özcan, “Bağımlılık; bireyin iradesini, sağlığını ve yaşamını olumsuz etkileyen, aynı zamanda yasa dışı ticaret ağlarının büyümesine zemin hazırlayan çok ciddi toplumsal bir meseledir. Bu nedenle mücadele yalnızca kolluk kuvvetlerinin değil; ailelerin, eğitim kurumlarının, sivil toplum kuruluşlarının ve tüm toplumun ortak sorumluluğudur” dedi.
Özellikle gençlerin korunmasına yönelik çalışmaların artırılması gerektiğini vurgulayan Fatma Gül Özcan, bilinçlendirme faaliyetlerinin yaygınlaştırılması ve rehabilitasyon süreçlerinin güçlendirilmesinin önem taşıdığını belirtti.
Fatma Gül Özcan, “Özellikle gençlerimizin bağımlılık yapıcı maddelerin yıkıcı etkilerinden korunması için bilinçlendirme çalışmalarının artırılması, önleyici politikaların güçlendirilmesi ve bağımlılıkla mücadele eden bireylerin rehabilitasyon süreçlerinin desteklenmesi büyük önem taşımaktadır” diye konuştu.
Bağımlılığın yalnızca bireyleri değil, toplumun tamamını etkileyen bir sorun olduğunu ifade eden Fatma Gül Özcan, “Bağımlılık yapıcı maddeler yalnızca bireyleri değil; aileleri, mahalleleri, şehirleri ve nihayetinde bir ülkenin geleceğini hedef alan sessiz ve acımasız bir yıkımdır. Her geçen gün daha genç yaşlara kadar inen madde kullanımı, artık yalnızca bir güvenlik sorunu değil, aynı zamanda bir halk sağlığı, eğitim ve gelecek sorunudur” ifadelerini kullandı.
26 Haziran'ın yalnızca bir anma günü olarak görülmemesi gerektiğini belirten Fatma Gül Özcan, koruyucu ve önleyici politikaların kararlılıkla uygulanması çağrısında bulundu.
Fatma Gül Özcan, “26 Haziran Uluslararası Bağımlılık Yapıcı Madde Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü vesilesiyle bir kez daha hatırlatıyoruz ki; bağımlılıkla mücadele, belirli günlerde yapılan açıklamalarla sınırlı kalmamalıdır. Gençlerimizi bağımlılığın karanlığına sürükleyen nedenler cesaretle ele alınmalı, koruyucu ve önleyici politikalar etkin şekilde uygulanmalıdır” dedi.
Yetkililere çağrıda bulunan Fatma Gül Özcan, risk alanlarının daha sık denetlenmesi ve rehabilitasyon merkezlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini ifade etti.
Fatma Gül Özcan, “Ülkemizin yönetim kademelerine çağrımızdır. Bağımlılıkla mücadele, günü kurtaran değil geleceği koruyan politikalarla yürütülmelidir. Okulların çevresinden mahallelere, dijital mecralardan sokaklara kadar uzanan risk alanları titizlikle denetlenmeli, rehabilitasyon merkezlerinin sayısı ve erişilebilirliği artırılmalı, bağımlılıkla mücadele eden bireyler yalnız bırakılmamalıdır” ifadelerini kullandı.
Toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirten Fatma Gül Özcan, “Toplumun tüm kesimlerine de önemli görevler düşmektedir. Bir gencin hayatını kurtarmak, bir ailenin dağılmasını önlemek, bir çocuğun geleceğine sahip çıkmak ancak ortak bir toplumsal bilinç ve dayanışma ile mümkündür. Bugün kaybettiğimiz her genç, yarın eksilen umudumuzdur” dedi.
Açıklamasının sonunda Fatma Gül Özcan, 26 Haziran'ın daha güçlü adımların atılmasına katkı sağlamasını temenni ettiklerini belirterek, “26 Haziran'ın yalnızca bir farkındalık günü olarak değil, daha güçlü adımların atılmasına vesile olmasını temenni ediyor, tüm yetkilileri ve toplumun bütün kesimlerini bu konuda daha kararlı, daha etkili ve daha sonuç odaklı bir mücadeleye davet ediyoruz. Bağımlılık yapıcı madde satışına ve kullanımına karşı sessiz kalmak, geleceğin kaybına sessiz kalmaktır” ifadelerine yer verdi.





