ESKİŞEHİR HABER

Hasan Demir’den Eskişehir için kapsamlı eleştiri: "Projeler hızlandırılmalı"

Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, kentte yaşanan su kesintileri, trafik yoğunluğu, barınak koşulları ve altyapı sorunlarına dikkat çekerek projelerin acilen hayata geçirilmesi çağrısı yaptı.

Abone Ol

Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir şu ifadeleri kullandı;

"Ayşe Ünlüce geçen ay bir lansman yaptı ve onlarca projeden bahsetti. Şehrimizin yaşanabilir bir şehir olabilmesi ve bu durumun sürdürülebilmesi açısından bunlar elbette önemli projelerdi. Ancak o günden bugüne geçen bir aylık süre içinde Eskişehir’in yaşadıkları, bu projelerin bir an önce hayata geçirilmesi ve hızlandırılması gerektiğini açıkça ortaya koyuyor.

Nedir bunlar? Son bir ayda yaşadığımız barınaktaki hadise, oradaki canların karşı karşıya kaldığı sorunlar, dün itibarıyla yaşanan su problemi ve benzeri sıkıntılar ile trafik meselesi… Aslında Ayşe Ünlüce burada bir çelişki de doğurmuş oluyor. Ayşe Ünlüce'ye üç ay önce trafikle ilgili bir soru yöneltildiğinde, Eskişehir’de trafik problemi olmadığını söylemişti. Ancak Eskişehir’in tüm sokaklarını gezen bir il başkanı olarak net bir şekilde ifade ediyorum; Eskişehir’de ciddi bir trafik sorunu var. Projelerin içine kavşak düzenlemelerinin de dahil edildiğini görüyoruz. İnşallah bu kavşak projeleri en kısa sürede hayata geçirilir ve başta trafik olmak üzere şehir içi ulaşım yeniden normal seyrine döner.

Bunun yanında suyla ilgili mesele benim en çok dikkatimi çeken konu oldu ve dün de malum olay yaşandı. Yerel iktidar sorunun DSİ’den kaynaklandığını söyledi, genel iktidar ise belediyeyi işaret etti. Ancak sonuç itibarıyla Eskişehir halkı bu sorundan ciddi şekilde mağdur oldu. Biz bu konuyla ilgili uzmanlarla kapsamlı bir çalışma yaptık. Eskişehir’deki su sorununun çözümü için neler yapılması gerektiğini ele aldık.

Ana hatlarıyla bakıldığında, Eskişehir’deki su sorununa neden olan faktörler; başta vahşi madencilik faaliyetleri, ardından tarımda uygulanan yanlış politikalar ve yağmur suyundan neredeyse hiç faydalanılmaması olarak öne çıkıyor. Oysa 2026 yılına yaklaşırken, birçok gelişmiş ülkede ve şehirde yağmur suyu toplama projeleri ve yağmur havuzları hayata geçirilmiş durumda. Bizim de bir an önce su kaynaklarını artırmaya yönelik adımlar atmamız ve özellikle vahşi madencilik konusunda ciddi ve kararlı politikalar üretmemiz gerekiyor.

Zafer Partisi olarak Eskişehir halkıyla birlikte bu çalışmaya destek vermek istiyoruz. Uzmanlarımız çalışmalarını sürdürmekte ve Eskişehir’in gelecekte karşılaşabileceği risklerden nasıl arındırılacağına dair raporlar hazırlamaktadır. Bu raporları, başta Eskişehir Büyükşehir Belediyesi olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşlara sunacağız.

Barınakta bulunan canlılar, alan kısıtlılığının yarattığı stres nedeniyle birbirlerine saldırır hâle gelmiş durumdadır. Bu konuda hayvan ve çocuk hakları savunucusu derneklerle temas hâlindeyiz. Geçtiğimiz hafta gerçekleştirdiğimiz barınak ziyaretinde, hayvanların üst üste yaşadığını ve alanın ciddi şekilde yetersiz olduğunu gözlemledik. Büyükşehir Belediyesi ve barınak yetkilileriyle görüşmeler yaptık. Yasaların hızlı uygulanma zorunluluğu bazı eksikliklere sebebiyet vermiştir. Bu eksikliklerin ivedilikle giderilmesi gerekmektedir. Bütçe planlaması içerisinde hayvanların yaşam alanlarının oluşturulmasına yönelik projeler de yer almaktadır. Bu projelerin bir an önce hayata geçirilmesi büyük önem taşımakta.

Eskişehir’in en büyük sorunlarından biri de merkez ilçeler dışındaki taşra ilçelerinin imkânlarının oldukça sınırlı olmasıdır. Taşra ilçeleri, mevcut yasadan zarar görmemek adına hızlı bir şekilde hayvanları Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki barınaklara sevk etmektedir. Bu durum, barınaklarda ciddi bir alan yetersizliği ve hayvan popülasyonu sorunu doğurmaktadır. Büyükşehir Belediyesi, yasal olarak 2029 yılına kadar süresi bulunmasına rağmen yeni bir yaşam alanı projesi üzerinde çalışmaktadır. Belediyenin yalnızca yasal zorunluluklara değil, insani değerlere de dayanan bir proje üretmesi bizleri memnun etmiştir. Ancak bu projenin gecikmeden hayata geçirilmesi; hayvanların uygun koşullarda yaşayabilmesi ve özellikle “alfa” olarak nitelendirilen saldırgan hayvanların diğerlerinden ayrılması elzemdir. Gönüllü derneklerle entegre ve organize bir çalışma yürütülerek hayvanların yaşam standartları yükseltilmelidir. Kavşaklar, su sorunu, barınak problemi ve festivaller gibi başlıklar da gündemimizde yer almaktadır. Umudumuz, düzenlenen festivallerin yaşam standartlarımızı gerçekten yükseltecek nitelikte olmasıdır.

Yunus Emre Caddesi üzerindeki AVM politikası, belediyeler tarafından yanlış yönetilmektedir. Şehir merkezinde bu denli fazla AVM bulunması tasvip edilebilecek bir durum değildir. Gelişmiş ülkelerde bu tür bir yapılaşma kültürü yok denecek kadar azdır. Sorun yalnızca Yunus Emre Caddesi ile sınırlı olmayıp Tepebaşı ve Vadişehir bölgelerinde de yeni AVM projeleri bulunmaktadır. Ancak şehir merkezinde, binlerce insanın sirkülasyonuna neden olacak bir AVM, trafiği kaçınılmaz olarak olumsuz etkileyecektir. Bu sorun yalnızca alt geçitlerle ya da tek bir arterin rahatlatılmasıyla çözülemez. Eskişehir’de Atatürk Caddesi, Yunus Emre Caddesi, Ziya Paşa Caddesi, Vatan Caddesi, Cengiz Topel Caddesi ve Adliye Kavşağı gibi noktalarda belirli saatlerde yoğun trafik yaşanmaktadır. Bazı trafik ışıklarında bekleme süreleri onlarca dakikayı bulmaktadır. Bu nedenle yalnızca belirli caddelere odaklanan değil, tüm şehri kapsayan sürdürülebilir trafik projelerinin bir an önce hayata geçirilmesi gerekmektedir.

Arabasız Pazar projesi insan sağlığının hareketsizlikten olumsuz etkilenmesi göz önünde bulundurulduğunda, bu tür etkinlikler elbette faydalı ve teşvik edilmesi gereken faaliyetlerdir. Ancak bu faaliyetlerin gerçekleştirileceği alanlar, şehrin mevcut trafik düzenini kesinlikle olumsuz etkilememelidir. Bunu özellikle vurgulamak istiyorum. Zira ana arterlerde, yanlış bilmiyorsam her ayın son pazar günü “trafiksiz alan” uygulaması kapsamında taşıt trafiğinin durdurulması ve bu alanlarda yaya sirkülasyonunun sağlanması planlanmaktadır. Bu uygulama, ancak birkaç cadde özelinde yaşanan trafik sorunlarının önceden giderilmesiyle mümkün olabilecek bir süreçtir.

Elbette temennimiz, Eskişehir’de öncelikle trafiği rahatlatacak geniş alanların ulaşım ağına kazandırılması ve mevcut sıkışıklığın ortadan kaldırılmasıdır. Bu sağlandıktan sonra yaya öncelikli uygulamalara kademeli olarak geçilebilir. Örneğin, şu anda bulunduğumuz Doktorlar Caddesi ve 2 Eylül Caddesi geçmişte araç trafiğine açıktı; ancak daha sonra bu caddeler yaya kullanımına kapatılmıştır. Bu tür düzenlemeler planlı ve aşamalı bir şekilde organize edilebilir. Ancak bunun için öncelikle trafik ve otopark sorunlarının çözülmesi gerekmekte."

Eskişehir’deki otopark sorunu, coğrafi konumu itibarıyla birçok şehirde dahi görülmeyen boyutlardadır. Dört şeritli yolların en az iki şeridi, park alanı yetersizliği nedeniyle fiilen otopark olarak kullanılmaktadır. Vatandaşların araçlarını park edebileceği yeterli alan bulunmaması, bu sorunun temel nedenlerinden biridir. Şehirdeki yüz binlerce araç da doğal olarak bu sorunu daha da derinleştiren önemli faktörler arasında yer almakta."