Sağlık-Sen Eskişehir İl Başkanı Hasan Hüseyin Köksal, sağlık hizmetlerinde son dönemde sayısal hedeflerin ve performans göstergelerinin ön plana çıkarılmasına tepki gösterdi. Sağlık sisteminde başarının yalnızca muayene, tetkik, MR veya tarama sayıları üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirten Köksal, sağlık çalışanlarının sahadaki gerçek koşullarının dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Köksal, sağlık politikalarının nicelik yerine nitelik üzerine kurulması gerektiğini ifade ederek, sağlık hizmetlerinin başarısının sağlık çalışanları, sivil toplum ve hizmet alan vatandaşın birlikte hareket etmesiyle mümkün olacağını savundu.
“Sağlık çalışanı vatandaşa hizmet götürürken yalvarır hâle getiriliyor”
Sağlık hizmetlerinde sürekli yeni hedefler belirlenmesinin sahadaki çalışanlar üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Hasan Hüseyin Köksal, özellikle birinci basamak sağlık hizmetlerinde görev yapan ebe, hemşire ve diyetisyenlerin hedefleri yerine getirmek amacıyla vatandaşlara ulaşmaya çalıştığını söyledi.
Köksal, diyetisyenlerin sokaklarda ölçüm ve tartım yapmak, ebe ve hemşirelerin ise kahve, park, cami çıkışı, toplantı ve piknik alanlarında kanser taramalarına vatandaşları yönlendirmek zorunda kaldığını ifade etti.
Bu uygulamaların sağlık çalışanlarının kendi tercihi olmadığını belirten Köksal, idareciler tarafından belirlenen sayı ve hedef baskılarının çalışanları zor durumda bıraktığını savundu. Köksal, baskının zaman zaman mobbing boyutuna ulaştığını ve bunun sağlık çalışanlarının mesleki itibarını da olumsuz etkilediğini söyledi.
Köksal, “Sağlık çalışanı vatandaşa hizmet götürürken, neredeyse hizmet almak için yalvarır hâle getiriliyor. Bu durum sağlık çalışanlarının tercihi değildir” ifadelerini kullandı.
Birinci basamak sağlık hizmetlerinin hedeflerle değil, güçlü bir sistemle desteklenmesi gerektiğini belirten Köksal, aile hekimliği sisteminin de sahadaki gerçekler dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“Günlük 80 hasta bakan hekim bu yükü nasıl taşıyacak?”
Aile hekimlerinin günlük iş yüküne de dikkat çeken Köksal, ortalama 80 hasta muayene eden bir hekimin aynı zamanda Bakanlığın belirlediği hedefleri yerine getirmesinin kolay olmadığını ifade etti.
Hastanelerde randevu bulamayan vatandaşların 182 üzerinden aile hekimlerine yönlendirilmesinin birinci basamak üzerindeki yükü daha da artıracağını belirten Köksal, sistemin bütün unsurlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Köksal, vatandaşın sağlık sisteminde yalnızca hizmet alan kişi olarak görülmemesi gerektiğini, sağlık hizmetlerinin doğru kullanılması ve koruyucu sağlık hizmetlerine katılım konusunda vatandaşın da aktif bir paydaş hâline getirilmesi gerektiğini savundu.
Sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin önlenmesi konusunda hukuki yaptırımlar bulunduğunu hatırlatan Köksal, buna rağmen sağlık sisteminin bütün yükünün çalışanların omuzlarına bırakılmasının doğru olmadığını dile getirdi.
Sağlık hizmetlerinin geliştirilmesine karşı olmadıklarını vurgulayan Köksal, Sağlık Bakanlığının sağlık politikalarını geliştirme çabasını desteklediklerini ancak bu politikaların Türkiye'nin sosyolojik yapısı ve vatandaşların sağlık hizmetlerinden beklentileri dikkate alınarak hazırlanması gerektiğini söyledi.
“Benim sağlıkçım işportacı değil”
Sağlık çalışanlarının mesleki onuruna dikkat çeken Hasan Hüseyin Köksal, sağlık hizmetlerinin yalnızca rakamlar ve hedeflerden oluşmadığını ifade etti. Sağlık çalışanlarının emeğinin karşılığında sürekli sayısal hedefler istenmesinin sahada gerçeklikten uzak sonuçlara yol açabileceğini belirten Köksal, “Sağlık ordusunu anlayın. Değer verin. Hedeflere birlikte yürümek istiyorsanız gerçekçi olun, samimi olun ve sahayı dinleyin” dedi.
Köksal, sağlık kurumlarının fabrika gibi yönetilemeyeceğini belirterek sağlık hizmetlerinin kanunlar ve kamu hizmeti anlayışı çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini söyledi. Sağlık hizmetlerinde görev yapan 54 meslek grubunun her birinin farklı sorumluluklara ve çalışma koşullarına sahip olduğunu belirten Köksal, yönetici baskısı ve sahada karşılığı olmayan taleplerin çalışanların üzerindeki yükü artırdığını savundu.
Sağlık politikalarının yalnızca rakam ve hedeflerle değil, nitelik, insan gücü ve vatandaş odaklı bir anlayışla şekillendirilmesi gerektiğini vurgulayan Köksal, sağlık çalışanlarının haklarına ve mesleki itibarına sahip çıkmayı sürdüreceklerini ifade etti.
Köksal, açıklamasını “Benim sağlıkçım işportacı değil” sözleriyle tamamlayarak, sağlık çalışanlarının gerçekçi hedefler ve nitelikli sağlık hizmeti için mücadele etmeye devam edeceklerini söyledi.





