Cumhuriyet Kadınları Derneği Eskişehir Şubesi Başkanı Hatice Özübek şu ifadeleri kullandı;

"8 Mart, kadınların eşitlik, emek ve özgürlük mücadelesinin tarihsel günüdür.
Bu mücadele, bugün Türkiye’de; yoksulluk, işsizlik, şiddet, güvencesizlik ve kültürel kuşatma koşullarında sürmektedir.
Bu tablo tesadüf değildir. Kadınların yaşadığı sorunlar, küresel neoliberal sistemin dayattığı ekonomik ve toplumsal çürümenin sonucudur.
Kadına yönelik şiddet, kadın yoksulluğu, genç kadın işsizliği, doğurganlık oranlarının düşüşü, aile çözülmesi ve eğitimin piyasalaştırılması; ayrı ayrı değil, aynı sistemin ürünüdür.

Bu nedenle kadın mücadelesi, parça parça taleplerle değil, sistemi hedef alan köklü bir çıkışla büyütülmelidir.

Bugün bölgemizde yaşanan savaşlar ve katliamlar, emperyalizmin gerçek yüzünü bir kez daha göstermektedir. ABD ve İsrail’in yürüttüğü saldırganlık ve bölge halklarını hedef alan insanlık dışı saldırıları en güçlü şekilde kınıyoruz. Bu saldırılar; ülkeleri parçalamakta, halkları yoksulluğa sürüklemekte, en ağır bedeli ise kadınlara ve çocuklara ödetmektedir. Emperyalist müdahaleler milyonlarca kadını göçe zorlamakta, güvencesizliğe mahkûm etmekte ve toplumların geleceğini hedef almaktadır.

Kadınların özgürlüğü, emperyalizmin bu yıkım düzenine karşı verilen bağımsızlık mücadelesinden ayrı düşünülemez. Emperyalizme karşı mücadele, aynı zamanda kadınların onurunu, çocuklarımızın geleceğini ve vatanımızın bağımsızlığını savunma mücadelesidir. İran’a yönelik saldırılar ve tehditler de bu emperyalist kuşatmanın bir parçasıdır. İran halkıyla ve İranlı kadınlarla dayanışma içindeyiz. Emperyalizmin hedef aldığı hiçbir millet yalnız değildir. İran yalnız değildir.

Türkiye’nin çözüm yolu bellidir.

Emperyalizme karşı kazanılmış Türk Devrimi, kadınlara kamusal haklar kazandırmış, yurttaşların eşitliği ilkesini hayata geçirerek kadınları toplumun eşit ve onurlu kurucu gücü haline getirmiştir.

Bugün bu devrimci hattı yeniden ayağa kaldırmanın adı Üretim Devrimi’dir.

Kadınların gerçek özgürlüğü; güvencesiz istihdamda, ev içi görünmeyen emekte ya da tüketim kalıplarında değil; üretimde, kamusal yaşamda ve toplumsal karar mekanizmalarında yer almakla mümkündür. Kadınların üretim ve istihdamdan dışlandığı bir ülkede ne kalkınma sağlanabilir ne de aile korunabilir.

Devletin sosyal hayattan çekildiği, kamusal kreşlerin tasfiye edildiği, eğitimin ve bakım hizmetlerinin piyasaya terk edildiği bu düzende; kadınlar eve mahkûm edilmekte, çocuklar ve gençler ise sahipsiz bırakılmaktadır.

Bu anlayış iflas etmiştir.

Bugün çocuklarımız ve gençliğimiz; uyuşturucu, kimliksizleştirme politikaları ve neoliberal kültürün dayattığı yabancılaştırma ile kuşatma altındadır. Bu kuşatma yalnız bireyi değil, aileyi ve milletin geleceğini hedef almaktadır.

Biz kadınlar ilan ediyoruz:
Çocuklarımızı sahipsiz bırakmayacağız.
Gençliğimizi uyuşturucuya, yozlaşmaya ve kimliksizleştirme politikalarına teslim etmeyeceğiz.
Ailemizin, toplumumuzun ve milletimizin çözülmesine izin vermeyeceğiz.

Millî Kadın Hareketi, Cumhuriyet Devrimi’nin mirasına sahip çıkan; kadını mağdur değil, milletin kurucu ve koruyucu gücü olarak gören bir mücadele hareketidir.
Millî Kadın Hareketi; üretimi, bağımsızlığı, kamuculuğu ve yurttaşların eşitliği ilkesini savunan kadınların örgütlü iradesidir.

8 Mart’ta bir kez daha ilan ediyoruz:

Kadınlar yalnızca eşitlik talep etmiyor; çocuklarına, ailesine, Cumhuriyet’e ve Türkiye’nin geleceğine sahip çıkıyor.

Tüm kadınları;
çocuklarımızın geleceği, Cumhuriyetimizin kazanımları ve bağımsız Türkiye için
Millî Kadın Hareketi’nde ve Cumhuriyet Kadınları Derneği çatısı altında örgütlenmeye çağırıyoruz.

Türkiye’yi düze çıkaracak olan;
kadınların örgütlü gücü,
üreticilerin iradesi
ve Türk Devrimi’nin yeniden yükselişidir.

Emperyalizme karşı direnen tüm halklarla ve İranlı kadınlarla dayanışma içindeyiz. Emperyalizmin hedef aldığı hiçbir millet yalnız değildir. İran yalnız değildir.

Yaşasın kadınların örgütlü mücadelesi.
Yaşasın bağımsız Türkiye.
Yaşasın emperyalizme karşı halkların dayanışması.
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun."