Kesk Eskişehir Dönem Sözcüsü Akın Eken şu ifadeleri kullandı:
"İki gün önce Urfa’nın Siverek ilçesindeki Ahmet Koyuncu Endüstri Meslek Lisesi’nde, dün ise Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu’nda yaşanan silahlı saldırılarda, bir kısmı ağır olmak üzere onlarca öğrenci ve eğitim emekçisi yaralandı. Kahramanmaraş Ayser Çalık Ortaokulu’nda yaşanan silahlı saldırıda şu ana kadar ne yazık ki 8’i öğrenci, 1’i öğretmen olmak üzere 9 canımızı yitirmenin derin acısını ve öfkesini yaşıyoruz. Bu olaylar münferit asayiş vakaları değil, toplumsal bir “imdat çığlığı”.
Bir çocuktan bir katil yaratan karanlığı sorgulamadan hiçbir şey yapamayız.
Sistem çürüyor, çürütüyor, çocuklarımızdan katil yaratılıyor. Sokaklardan sonra okullar da birer bataklığa dönüşmekte ve giderek toplumsal bir hal almaktadır. Bir taraftan tekçi, inkârcı, gerici, ırkçı bir eğitim sistemi ile çocuklarımızın geleceği karartılmakta, diğer taraftan hem çocukların hem de eğitim emekçilerinin can güvenlikleri ortadan kaldırılmaktadır. Aynı tehdit maalesef başta sağlık emekçileri olmak üzere bütün emekçiler için geçerlidir.
Defalarca dikkat çektiğimiz üzere, iktidar eliyle hayata geçirilen sermaye yanlısı, emek düşmanı politikalar sadece emekçilerin yoksulluğunu ve sefaleti artırmakla kalmamaktadır.
Söz konusu politikalar toplumsal çürümeyi de hızlandırmakta, mafyalaşmayı ve çeteleşmeyi beslemekte, şiddet iklimi televizyonlardan sosyal hayata kadar hayatımızın her alanına yayılmaktadır. Urfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan silahlı saldırılar; başta nitelikli eğitim ve iş olanakları ortadan kaldırılan, geleceğe ilişkin umutları ellerinden alınan gençlerimiz olmak üzere tüm toplumun her geçen gün daha fazla şiddet ve saldırı sarmalına itildiğini açıkça göstermektedir. Yıllardır sağlık emekçilerini, eğitim emekçilerini, sokakta kadınları hedef alan şiddet, geldiğimiz noktada başta çocuklarımız ve eğitim emekçileri olmak üzere hepimizin yaşam hakkını hedef almaktadır. Dolayısıyla söz konusu şiddete karşı durmak, bu şiddet iklimine zemin sunanlara karşı mücadele etmek sadece eğitim emekçilerinin ve eğitim sendikalarının değil, hepimizin görevi.
“Dindar ve kindar nesil” projesinin kanlı sonucu.
Yıllardır iktidar eliyle uygulanan; bilimi dışlayan, eğitimi dinselleştiren ve “dindar-kindar nesil” yetiştirme gayesi güden politikalar bugün karşımıza bir şiddet sarmalı olarak çıkmaktadır. Okullarımız; rekabetin, sınav maratonunun ve ruhsal gelişimi ihmal eden modellerin pençesinde birer “yarış alanı” haline getirilirken, sokaktaki mafyalaşma ve çeteleşme kültürü okul sıralarına kadar sızmıştır.
Hak arayanın susturulduğu, gazetecinin hapsedildiği; ancak suç makinelerinin ve silaha erişimin kolaylaştığı bir iklimde bu tür olayların yaşanması kaçınılmaz hale gelmiştir.
İktidara acil çağrımız;
Bireysel silahlanmaya karşı en sert yasalar derhal hayata geçirilmelidir.
Eğitim sistemi; rekabet üzerine değil, etik değerler, öfke kontrolü ve insani iletişim üzerine yeniden inşa edilmelidir.
Okulların sadece polisiye önlemlerle korunamayacağı açıktır. Demokratik, bilimsel ve laik bir eğitim modeli ile okullar birer bilim yuvasına dönüşmelidir.
Sürdürdüğü politikalarla eğitim sistemini bu hale getiren Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin görevden alınmalıdır.
Sessiz kalmak, suça ortak olmaktır. Sessiz kalmayacağız. Eğitim emekçilerimize, öğrenci ve velilerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor; halkımızı her türlü şiddetin karşısında birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz.
Unutmayalım ki kaybettiğimiz her bir çocuk, her bir eğitim emekçisi, yitirdiğimiz geleceğimizdir.
Buna göre tüm iş kollarımızda:
“Şiddete karşı yaşam hakkı için iş bırakıyoruz” şiarı ile 16-17 Nisan 2026 tarihlerinde üretimden gelen gücümüzü kullanarak 2 gün iş bırakıyoruz.
Eğitim emekçileriyle omuz omuza, bu karanlığı yırtmak için alanlarda olacağız.
Tüm halkımızı, demokratik kitle örgütlerini ve şiddete karşı duran tüm yurttaşlarımızı sesimize ses katmaya davet ediyoruz.
Eğitim Sen tarafından 17 Nisan 2026 saat 11.00’de Yediler Parkı’nda başlatılacak olan 24 saatlik yaşam nöbetine tüm halkımızı davet ediyoruz.
Okullar bilim yuvası olsun, çocuklarımız yaşasın.
Bireysel silahlanmaya son, laik ve bilimsel demokratik eğitim hemen şimdi."





