Eskişehir-Bilecik Tabip Odası Başkanı Dr. Nazan Aksaray, Odunpazarı ilçesine bağlı Demirli Mahallesi yakınlarında faaliyet gösteren bentonit maden ocağıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Bölgedeki madencilik faaliyetlerinin çevreye, yaşam alanlarına ve insan sağlığına zarar verdiğini söyleyen Dr. Nazan Aksaray, mevcut ÇED raporunda sağlık etkilerine ilişkin yeterli değerlendirme bulunmadığını savundu.

Türkiye’nin birçok noktasında madencilik faaliyetlerinin arttığını belirten Dr. Nazan Aksaray, Eskişehir’de de geniş alanların madenciliğe açıldığını ifade etti. Dr. Nazan Aksaray, “Ülkemiz gerçekten bir vahşi madencilik saldırısı altında talan ediliyor. Eskişehir’de 2019 yılında yapılan bir araştırmaya göre kentin yüz ölçümünün yüzde 71’i madenciliğe açılmış durumda” dedi.

Madencilik projelerinde insan sağlığının yeterince dikkate alınmadığını söyleyen Dr. Nazan Aksaray, hazırlanan raporlarda bölge halkının yaşayabileceği sağlık sorunlarına yer verilmediğini ifade etti. Dr. Nazan Aksaray, “Bu işletmelerin planlarında insan yok, insan sağlığı yok. Bölgedeki insanların yaşayacağı sağlık sorunları raporlarda yer almıyor” diye konuştu.

Sağlığın yalnızca hastalık olmaması anlamına gelmediğini belirten Dr. Nazan Aksaray, fiziksel, ruhsal ve çevresel iyilik halinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Bölgedeki çevresel değişimlerin insan yaşamını doğrudan etkilediğini ifade eden Dr. Nazan Aksaray, madencilik faaliyetleri sırasında ormanların yok edildiğini ve büyük çukurlar açıldığını anlattı.

Patlatmalar nedeniyle ortaya çıkan gürültü ve basıncın insanları olumsuz etkilediğini belirten Dr. Nazan Aksaray, “Sürekli dinamit patlaması duygusu insanlarda ciddi ruhsal sorunlara neden oluyor. Gürültü ve basınç hem fiziksel hem ruhsal açıdan etkiler oluşturuyor” ifadelerini kullandı.

Maden sahasında oluşan tozun çevre ve insan sağlığı açısından önemli bir sorun olduğunu söyleyen Dr. Nazan Aksaray, tarım, hayvancılık ve arıcılığın da bu durumdan etkilendiğini ifade etti. Bölgedeki üretim alanlarının zarar görmesinin insanların yaşamını doğrudan etkilediğini dile getiren Dr. Nazan Aksaray, “Geçim kaynaklarımız elimizden alındığında insanlar hem ekonomik hem ruhsal sorunlarla karşı karşıya kalıyor” dedi.

Bentonit maddesinin işlenmesi sırasında ortaya çıkan tozun sağlık açısından risk oluşturduğunu belirten Dr. Nazan Aksaray, bölgede yaşayan vatandaşların da bundan etkilendiğini söyledi. Özellikle akciğer hastalıklarına dikkat çeken Dr. Nazan Aksaray, “Bu hastalıklar kronik ve geri dönüşü olmayan hastalıklar. Akciğer kapasitesini ciddi şekilde azaltıyor. Tozuma aynı zamanda KOAH, akciğer rahatsızlıkları ve farklı sağlık sorunlarına neden olabiliyor” diye konuştu.

Tozun yalnızca solunum yollarını değil, vücudun farklı bölgelerini de etkilediğini ifade eden Dr. Nazan Aksaray, cilt ve göz tahrişlerinin de görülebileceğini söyledi. Ayrıca ağır metallerin ortaya çıkmasının da sağlık açısından risk oluşturduğunu belirten Dr. Nazan Aksaray, bunun uzun vadede ciddi sonuçlar doğurabileceğini dile getirdi.

Maden sahasında yaşanan göçüklerin de önemli bir risk oluşturduğunu ifade eden Dr. Nazan Aksaray, bölgede daha önce yaşanan yıkılmanın ciddi bir tehlikeyi ortaya koyduğunu söyledi. Dr. Nazan Aksaray, “Göçüğün olduğu sırada orada bir işçinin ya da köylünün olmaması tek tesellimizdi ama bu kabul edilebilir bir durum değil” dedi.

ÇED raporunda sağlık koruma bandıyla ilgili eksikler bulunduğunu öne süren Dr. Nazan Aksaray, yerleşim alanlarıyla maden sahası arasındaki mesafenin yetersiz olduğunu savundu. Dr. Nazan Aksaray, “Bazı yerlerde sağlık koruma bandı ile işletme sınırı neredeyse üst üste gelmiş durumda. Bu önemli bir itiraz noktamız” ifadelerini kullandı.

Açıklamasının sonunda bölgedeki faaliyetlerin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Dr. Nazan Aksaray, sağlık açısından mevcut sürecin kabul edilemez olduğunu ifade etti. Dr. Nazan Aksaray, “Köyün çok dibinde olan bir işletmeden bahsediyoruz. Halk büyük bir tehlike altında. Bu ÇED sürecinin durdurulmasını istiyoruz” dedi.

Muhabir: Elif Nur Akbıyık