Eskişehir Çevre Koruma ve Gelişme Derneği (ESÇEVDER) Başkanı Sadık Yurtman, Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, çölleşme ve kuraklığın artık geleceğe ilişkin bir tehdit olmaktan çıktığını, günümüzde etkileri hissedilen önemli bir sorun haline geldiğini belirtti.

Birleşmiş Milletler tarafından 1994 yılında ilan edilen Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü'nün yalnızca farkındalık oluşturmayı amaçlayan bir tarih olmadığını ifade eden Yurtman, yaşanan çevresel sorunların insanlığın geleceği açısından ciddi sonuçlar doğurduğunu söyledi.

ESÇEVDER olarak 1993 yılından bu yana doğanın korunması için çalışmalar yürüttüklerini belirten Yurtman, "Çölleşme artık uzak bir tehdit değil, ülkemizin ve bölgemizin kapısına dayanmış yakıcı bir gerçektir" dedi.

Bilim insanlarının uzun süredir çölleşme, kuraklık ve arazi tahribatına dikkat çektiğini ifade eden Yurtman, bu sorunların dünya genelinde milyarlarca insanın yaşamını doğrudan etkilediğini söyledi.

Toprağın yalnızca üretim yapılan bir alan olmadığını belirten Yurtman, "Toprak sadece bir üretim aracı değil, aynı zamanda toplumsal barışın temelidir. Ancak bugün geldiğimiz noktada bu temel hızla aşındırılmaktadır" ifadelerini kullandı.

Son yıllarda maden arama faaliyetlerinin verimli tarım arazileri, meralar ve doğal yaşam alanları üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu öne süren Yurtman, bu çalışmaların su kaynakları, biyolojik çeşitlilik ve kırsal yaşam üzerinde de ciddi riskler oluşturduğunu dile getirdi.

Mera alanlarına yönelik müdahalelerin hayvancılığı olumsuz etkilediğini savunan Yurtman, bu durumun köylüyü toprağından kopardığını ve göçe zorladığını söyledi.

Çölleşmenin yalnızca çevresel bir sorun olmadığını vurgulayan Yurtman, "Çölleşme; açlık, susuzluk, işsizlik, yoksulluk, göç ve toplumsal eşitsizliklerin de başlıca nedenlerinden biridir. Topraklarını kaybeden toplumlar geleceğini de kaybeder" dedi.

Verimli tarım arazileri, meralar ve doğal ekosistemlerin korunması gerektiğini belirten Yurtman, maden arama faaliyetleri nedeniyle oluşan tahribatın önlenmesi çağrısında bulundu.

Su kaynaklarının korunmasının önemine de değinen Yurtman, bilinçsiz su tüketimi ve yanlış tarım uygulamalarının ciddi sonuçlar doğurduğunu ifade ederek, sürdürülebilir politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.

Karar vericilere seslenen Yurtman, çevre politikalarının bilimsel veriler doğrultusunda şekillendirilmesi gerektiğini belirterek, "Karar vericileri bilimsel veriler ışığında hareket etmeye ve geri dönülmez bir felaketin eşiğinde olduğumuzu görmeye davet ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Açıklamasının sonunda toprağın yaşamın temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Yurtman, "Toprak yoksa yaşam yoktur. Toprağın çölleştiği bir ülkede refah da, barış da, gelecek de mümkün değildir" dedi.

ESÇEVDER, tüm toplumu, sivil toplum kuruluşlarını ve ilgili kurumları toprağın, suyun ve doğal yaşamın korunmasına yönelik çalışmalara destek vermeye çağırdı.