CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Gençlik ve Spor Politika Kurulu Başkanı Sevgi Kılıç şu ifadeleri kullandı;
“Burada hayatın omuzlarını, hayatın tüm yükünü üzerinde taşıyan kadınların sesine ses olmak için buluştuk. Türkiye'nin dört bir yanında kadınlar çalışıyor, kadınlar üretiyor, kadınlar emek veriyor. Fakat kadınların emeği görünmez kılınıyor. Şiddetle, eşitsizlikle her gün karşı karşıya kalıyoruz biz kadınlar. 2026 yılında 70 kadın arkadaşımız erkekler tarafından katledildi. Kadın cinayetleriyle aramızdan kopartılan tüm kadın arkadaşlarımızı rahmetle ve saygıyla anıyorum. Dünyanın dört bir yanında yüzyıllardır özgürlük ve eşitlik mücadelesi veren kadınlara; Orta Doğu'da ve farklı coğrafyalarda yüzyıllardır eşitlik mücadelesi veren, savaşın ortasında yaşam mücadelesi veren kadınlara selam olsun.
Maalesef biz kadınlar ülkemizde ve dünyanın birçok yerinde güvende değiliz. Evimizde dahi 'Acaba başımıza bir şey gelir mi, yaşam hakkımız, canımız güvende mi?' diye düşünüyoruz. Sokakta yürürken korkuyoruz, gece geç saatlerde yürürken telefonumuz elimizde adımlarımızı hızlandırıyoruz.
Kampüste, iş yerinde, toplu taşımada her zaman tetikteyiz. Saha çalışmamızda bir genç kadın arkadaşımız aynen şöyle söylemişti: 'Ölüm her an ensemizde.' Hayatta kalanlar ise sürekli ekonomik zorluklarla mücadele etmek zorunda kalıyor. Bir yandan da şiddetin her türlüsüne günlük yaşamımızda maruz kalıyoruz. Baskı kurmak, tehdit etmek, ekonomik olarak bağımlı kılmak, hatta değersiz hissettirilmek. Bunların her biri şiddet ve biz her gün bu şiddetle karşı karşıyayız. Bu eril düzende sürekli erkekler, sürekli sistem bize nasıl yaşamamız gerektiğini söylüyor. Ne giyeceğimizi, nasıl davranacağımızı, eve kaçta döneceğimizi, hatta nasıl kahkaha atacağımızı.
Toplumsal cinsiyet eşitsizliği derken aslında her gün karşılaştığımız bu sorunlardan bahsediyoruz. Biz kadınlar hakkımız olanı istiyoruz; yaşamak istiyoruz, eşitlik istiyoruz. Biz kadınlar aynı işi yapıyorsak aynı ücreti almak istiyoruz. Biz kadınlar karar masasında olmak istiyoruz. Biz kadınlar söz hakkı istiyoruz, kendi yaşamlarımızda söz sahibi olmak istiyoruz. İşte tam da bu yüzden Sayın Genel Başkanımız, Kadın Kolları Genel Başkanımız Asu Kaya, kadınların sesine ses olan, kadınların sesini yükselten, bugünden itibaren 20 farklı ilimizde, sonrası 81 ilimizde gerçekleşecek olan Kadın Kürsüsü programını hayata geçirdiği için teşekkür ederim. Sağ olun Sayın Başkanım, sağ olun kadın kollarımız, iyi ki varsınız.
Ben de uzun süredir Gençlik ve Spor Gölge Bakanı olarak görev yapıyorum. Gençler barınma sorunundan istihdama, geçim derdine, iş bulamamaktan eğitime erişememeye kadar birçok çoklu problemle karşı karşıya kalıyor. Genç kadınlar için ise tablo çok daha ağır. Bakın, 21 yaşında genç bir erkekle 21 yaşında genç bir kadının sorunları aynı değil. Genç kadınlar hem genç oldukları hem kadın oldukları için iki kat daha fazla mücadele veriyorlar. Okumak istiyorlar, engelleniyorlar. Çalışmak istiyorlar, eşit ücret alamıyorlar. İş yerinde ayrımcılığa uğruyor, evde görünmeyen emek yükünü onlar üstleniyor. Yani genç kadınlar aynı anda birden fazla problemle mücadele ederek hayata başlamak zorunda kalıyorlar. Fakat bu sorunlar ya da bu sorunların çözülmemesi kader değil, siyasi bir tercihtir. İktidarın siyasi tercihidir.
Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel, gençlik ve kadın vizyonumuzu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bize emanet ettiği üç anahtarla anlatır: Kadına güvenmek, gence güvenmek, bilime güvenmek. Bir ülkede adaletin ve özgürlüğün seviyesi aslında bu üç anahtara bakıldığında çok rahat ölçülür. Tercihiniz gerçekten kadından, gençten, bilimden yanaysa çözümü de kolaydır, çözüm basittir. Bunun yolu eşitliği büyüten, şiddeti cezasız bırakmayan, hak alanlarını koruyan ve en önemlisi söz hakkı tanıyan bir sistem kurmaktır.
Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu'nun İstanbul'da ortaya koyduğu sosyal devlet vizyonu aslında bizim için Türkiye vizyonudur. Yurtlardan kreşlere, kadın istihdamından anne kartına kadar birçok hizmetimizle kadınları, gençleri güçlendiren politikaları somut bir şekilde yerel yönetimlerimizde hayata geçiriyoruz. Bugün Eskişehir'deyiz, kadınların ve gençlerin kendini güvende hissettiği bir şehirdeyiz. Gençler için gençlik danışma merkezlerinden kadınlar için dayanışma merkezlerine kadar birçok faaliyeti, hizmeti hayata geçiren Ayşe Başkanımıza teşekkür ediyorum. Başkanım, gençleri ve kadınları önceleyen eşitlikçi anlayışınız için çok sağ olun.
Bütün bunlar bize şunu gösteriyor: Siyasette önceliğiniz neyse, ülkeyi yönetirken hizmeti ortaya koyarken de önceliğiniz odur. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizler gençleri ve kadınları siyasetin merkezine koyuyoruz. Bu politikaların temelinde iki kavramımız var: Eşit yurttaşlık ve otonomi. Türkiye'nin neresinde yaşarsa yaşasın herkesin eşit fırsatlara sahip olduğu bir sistem kurmak, bir ülke yaratmak en büyük politikamız, en temel politikamız. Ardahan'da yaşayan gencimizle, İstanbul Beykoz'da yaşayan gencimizle, Yozgat'ta yaşayan kadınımızla, Trabzon'da yaşayan kadınımızla herkesin eşit fırsatların sunulduğu, herkesin eşit olduğu bir Türkiye hayalini ilk seçim sandığı önünüze geldiğinde bizim iktidarımızda gerçekleştireceğiz.
İfade özgürlüğünden eğitime kadar hayatın her alanında kadınların ve gençlerin söz ve yetki sahibi olmasıdır. Özgür ve güvenceli bir yaşamın gerçek olmasıdır. İşte bizler iktidara geldiğimizde kadınlar ve gençler için yapacaklarımız çok net. Gençler için kira destek fonu kuracağız. Genç Kiracı Yasası'nı çıkartacağız. Cumhuriyet yurtlarımızı hızlıca tamamlayacağız. Sosyal konut uygulamalarında gençlere öncelik vereceğiz. Barınma problemini 1 yıl içerisinde kökten çözeceğiz. Genç istihdam garanti programını hayata geçireceğiz. En önemlisi kadınları şiddetten koruyacak, yaşam hakkını koruyacak İstanbul Sözleşmesi'ni derhal yürürlüğe koyacağız.
Demokrasiyi, eşitliği ve özgürlüğü gençlerin ve kadınların mücadelesiyle tekrar coğrafyamızda hakim kılacağız. Yarın 8 Mart. 8 Mart bir hafıza, 8 Mart bir mücadele günü. 8 Mart kadınların sesini büyüttüğü, dayanışmayı güçlendirdiği ve eşitliği savunduğu bir mücadele günü. 8 Mart'ta bu mücadeleyi veren, yüzyıllardır bu mücadeleyi büyüten tüm kadınları tekrardan sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününüz kutlu olsun.”