GÜNDEM

Tolga Akalın Anahtar Parti’ye katıldı; Yavuz Ağıralioğlu her kesimi yeni bir yola davet etti

Yavuz Ağıralioğlu, Bursa’daki yönetim değişikliğini eleştirerek millet iradesine saygı istedi. Kararsız seçmene seslenen lider, Tolga Akalın'ın partiye katıldığını açıkladı.

Abone Ol

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu şu ifadeleri kullandı;

"Belediyelerle ilgili bir gündem var biliyorsunuz. Şimdi gelirken haber düştü. Cumhuriyet Halk Partisi Bursa Belediyesinde biliyorsunuz bir soruşturma dolayısıyla bir süreç yaşadı. Peşinden belediye şimdi oylama yapılmış, AK Parti'ye geçmiş. Başından itibaren bu süreçle alakalı bir ilkesel duruşumuz var biliyorsunuz, o şu: Sandıkta milletin iradesine saygı duymak zorundadır siyaset. Sandıkta alamadığınızı belediye encümenleri marifetiyle almak millet iradesine saygısızlıktır. Bunu bugün siz yapıyorsanız size diyoruz, CHP yapıyor olsaydı CHP'ye derdik. Biz yapıyor olsaydık biz böyle bir şey yapmayız ayıptır derdik.

Yani bizim böyle bir şey yapma imkânımız da olsa, belediye encümenlerimiz bizim fazla olsa, kanuni hakkımız da olsa, bu kanuni hakkı kullanmayı millet iradesine saygısızlık sayardık, saygısızlık sayılmalıdır. Sandıkla alınmış belediyeleri sonra yargı süreçlerinin size sağladığı imkânla belediye encümenlerinin üzerinden almaya kalkmanız memleketi tek cephe yapacağız diye başladığınız güya terörsüz Türkiye gündemindeki laflarınızı bile boşa düşürecek mahiyettedir. Yani PKK'lılarla memleketi tek cephe yapacağız diye görüşüp CHP'lilerle cepheleşmek ve bu cephe siyasetinizi yargının size sağlamış olduğu alanı belediyelerde size verilmemiş oyun gasbedilmesine döndürmeye çalışmanız memleketi cephe siyasetinde birleştirmeye değil bölmeye taşımaktır.

Cumhurbaşkanımız eğer AK Parti Genel Başkanı olarak memleketi bu cepheleşmeden kurtarmak istiyorsa yapması gereken şey şudur: Cumhurbaşkanlığı makamına yaslansın, AK Parti Genel Başkanlığı makamından konuşmasın bu mevzuda. Cumhurbaşkanlığı makamından konuşsun, Cumhurbaşkanlığı makamından onu şöyle derken duysun Cumhuriyet Halk Partililer: Efendim biz yolsuzluk soruşturmalarına karışmıyoruz. Yolsuzluk soruşturmaları vesilesiyle doğan avantajı partimiz lehine kullanmayı millet iradesine saygısızlık sayıyoruz. Böyle bir hakkımız kanunen olsa bile, böyle bir imkân bize doğsa bile bunun yapılmasını belediye başkanlığı seçiminde tercihini böyle kullanmış millete saygısızlık sayıyoruz, asla böyle bir şeye heves etmiyoruz. Millet belediyeyi kime vermişse belediye onlarda kalsın diyebilmesi; Cumhurbaşkanlığına yaslanarak konuşabilmesi, onu partili Cumhurbaşkanı bile olsa herkesin Cumhurbaşkanı yapabilme imkânıyla buluşturabilir. Böyle yapılması makuldür, doğru olan budur.

Cumhuriyet meclisinde siyaset; zamanında, yerinde, her şeyin yerli yerine oturtulduğu bir memleket hayali var, bu hat üzerinden memleket meselelerini konuşacağız.

Türkiye’de 161. parti olarak kurulduk. Şimdi baraj sınırına geldik, baraj problemi olmayan bir parti olarak yürüyoruz. Umudu büyüteceğiz. Umudu her geçen gün millet lehine, devletimiz lehine, çocuklarımız lehine büyüteceğiz. Her geçen gün büyüyoruz. Sadece sayısal olarak değil, siyasal olarak da büyüyoruz. Türkiye’nin bugün "kararsızlar" diye bahse konu edilen en büyük partisinin kararlılıkla alternatif haline geliyoruz. Türk seçmeninin şu anda yapılmış bütün anketlerde en büyük oy grubunun, bir iktidar partisi gibi kararsızlar partisi olduğunu araştırmacılar söylüyor. Böyle söylemeyi seviyorlar.

Anahtar Parti, memleketin bu hale niçin geldiğini bilebilen, bu kararsızlığa sebep olan her problemi çözebilme kararlılığı taşıyabilen partidir. Dolayısıyla kararsızlar bilsinler ki biz kararlıyız. Sizin kararsızlığınıza sebep olan durumları ortadan kaldıracağız. Kararsızlar olarak tarif edilen, kararsızlar olarak ölçülebilen, kararsız oldukları araştırmalara konu edilebilen bu topluluğun niçin kararsız olduğunu bir kere daha söylüyoruz.

Adaletsizlikten kararsız hale geldiler, israftan kararsız hale geldiler, yolsuzluktan kararsız hale geldiler. Öngörülemez bir memlekette ticaret yaptıkları için kararsız hale geldiler. Ürettiklerini satamaz, sattıklarının yerine yenisini koyamaz hale geldikleri için kararsız hale geldiler. Güvensiz sokaklarda yaşadıkları için, adaleti geciktirdiğiniz için kararsız hale geldiler. Mülakat adaletsizliğinize baktılar, eğitim muhtevasızlığınıza baktılar, kararsız hale geldiler. Torpilsiz iş yapılamaz bir memleket haline getirdiğiniz memleketi kararsız hale getirdiler. Adaletin gecikmesine sebep olan keyfiliğinizden kararsız hale geldiler. İsrafınıza, yolsuzluğunuza, yoksulluğa sebep olan savurganlığınıza bakıp kararsız hale geldiler.

Türk milletinin yaşam şartlarını bozduğunuz için, yüksek enflasyona insanları kaderidir diye onları razı etmeye çalıştığınız için kararsız hale geldiler. Milletin evlatlarıyla 41 yıldır kanlarını dökerek onlara husumet duyanlarla yol yürüdüğünüz için kararsız hale geldiler. Millete verdiğiniz sözleri unuttuğunuz için, millete tepeden baktığınız için, keyfi davranıp kibirlendiğiniz için, harama, yalana, talana müsaade ettiğiniz için kararsız hale geldiler. Sizin milletinizi 24 yıldır idare ettiğiniz bu süreç içerisinde, bu milletin kararsız hale gelmesine sebep olan her sorununu çözebilme kararlılığı olan bir partiye katılıyor Tolga Akalın.

Memleketin adaletle ayağa kalkması gerektiğine inanan bir kararlılığın, Cumhuriyet’in çocuklarımızın sahip olduğu en büyük nimetlerden biri olduğunu bilebilen bir kararlılığın, memleket doğru planlanırsa, ülke doğru yönetilirse bugün sahip olduklarından çok daha fazlasına sahip olabileceğine inanan bir şuurun kararlılığıyla Türkiye doğru yönetilirse değil 85 milyona, 850 milyona yetebilir diye bir kabulün kararlılığının, memlekette her şey yerli yerine oturursa Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk milleti hak ettiği milletlerarası yarışta kendine hak ettiği yeri alabilir ve bulabilir diye ona inanan bir kararlılığın omuzlarını bugün birbirine değdirdiği, yarın ufka beraber bakacağı arkadaşlarız biz.

Geçmişte beraberdik, bugün beraberiz, yarın da beraber olacağız. Geçmişte Türk milleti için beraberdik. Geçmişte de daha iyisi mümkündür diye yürüyorduk. Partilerimizin isminin şuurumuzu kapatmadığı, partilerimizin isminin değil memleketimize olan mesuliyetimizin irademizi belirlediği hatlarda omuz omuzaydık; bugün de partimize ismiyle değil Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne varlığıyla, Türk milletine sevdamızla beraberiz. Bir parti taassubuyla değil, bir partiye katılmak için değil, Türk milletinin güçlü yarınlarını inşa etmek için beraberiz. Partiye oy olmak için değil, 86 milyona imkan olmak için beraberiz. Ben bu partiye ne katarım diye değil, ben Türk milletinin önümüzdeki dönem güçlü yarınlarına ne sağlayabilirim diye omuz omuzayız.

Biz Anahtar Parti’de yüzde kaç oy alırızın değil, yüzde kaç oy alırsak ne buluruzun değil, yüzde yüz Türk milletine ne sağlayabiliriz gibi bir şuurla bir aradayız. Ne kadar olabilirse, particiliğin memleketi yorduğu bu iklimde, siyasetin ilke ve ölçü, siyasetin plan ve program beklediği bir zamanda biz planız, programız, stratejiyiz. Biz ne olacağız diyen siyasetin yerine memleketimiz ne olacak diyen şuur hattında beraberiz.

O yüzden Türkiye’de siyaseti sadece Anahtar Parti üzerinde söylemiyorum; Anahtar Parti her partiden bir parti olarak değil, her partinin hakikatine yürüyen bir mesuliyet hattında Türk milletinin 86 milyonun güçlü yarınları, zengin müreffeh yarınları, adil ve demokratik ülkesi için gece gündüz çalışmaya söz verenlerin partisidir. Sayın Tolga Akalın geçmişte böyleydi, bugün böyle, yarın da böyle olacak. Biz geçmişte böyleydik, bugün böyleyiz, yarın da böyleyiz.

Siyasette Anahtar Parti’nin imkan olarak duran bir avantajımız var, onu söylemek zorundayım. Herkes "partim" diyor, biz "milletim" diyoruz. Herkes "liderim" diyor, biz "devletimiz" diyoruz. Herkes "karizmatik liderlik ve kadro" diyor, biz "büyük milletin evlatlarıyız" diyoruz. Herkes kendi partisinin kudreti diyor, biz "kudretli devletimiz" diyoruz. Dolayısıyla herkesin partisine karşı bizim milletimize yürüdüğümüz bu hengamede biz her partinin kıymetli nesi varsa onları kendimizden biliyoruz.

AK Parti’nin içerisinde değerlendirilmemiş, değerlendirilseydi memleketin imkanı olabilecek nice kıymetli insana; Milliyetçi Hareket Partisi’nde gözüne, gönlüne Türk milletinin müreffeh yarınları adına kaygı düşmüş, emek düşmüş, çile düşmüş ama hak ettiğini bulamamış Milliyetçi Hareket Partililere; Cumhuriyet’i muhafaza etmemiz lazım, ikinci yüzyıla birinci yüzyıldan daha kudretli teslim etmemiz lazım diyen Cumhuriyet Halk Partililere; ezcümle bütün bu memlekette "daha iyisi mümkündür" diyen herkese, hakkı yenmiş, hakkı verilmemiş, kıymeti bilinmemiş, kıymeti hak ettiği sorumlulukla buluşturulamamış ne kadar memleket evladı varsa hepsini Anahtar Parti’ye davet ediyoruz.

"Dindarlığımızın karnesi zayıftı. Bu bize yakışmadı." diyen dindarlarımızı, "Milliyetçilik Türk milletini ayağa kaldırmalıydı, çocuklarımızın umudu olmalıydı, Cumhuriyetin kuvveti olmalıydı, bereket olmalıydı, bolluk olmalıydı; aşımıza aş, işimize iş katmalıydı; rekabet olmalıydı, dünyada saygınlığımızın fırsatı olmalıydı." diyen milliyetçi muhasebenin, Ülkücü camianın yeni memleket taşıma imkanıdır, onları da çağırıyoruz.

Cumhuriyetin ikinci yüzyılına girdik. Kocaman bir devletiz, her şeyimiz var. Her şeyimizin var olduğuna inandığımız bu varlık alanında "Bu yokluğa niçin düştük?" diye kaygısı olan, Cumhuriyetin karnesini memleketi için yeterli görmeyen, çocukları için yeterli görmeyen Cumhuriyet Halk Partilileri de partimize çağırıyoruz.

İktidara bu sorular sorulacak. Sonra Tolga Bey'i alacağım, onun da memleket ufkuna söyleyecekleri var. Ben şunun bilinmesini istiyorum: Anahtar Parti bu soruların cevabı olarak kuruldu. Biz bu topraklarda bu kadar varlığımızla bu kadar yokluğa niçin düştük sorusunun mesuliyetiyle bu partiyi kurduk.

Bu kadar varlığımız var. İnancımız var, kültürümüz var, birkaç 1000 yıllık geçmişimiz içerisinde kudretli devletlerimiz var. Planımız var, programımız var, üretim imkanlarımız var, topraklarımız, sularımız, ırmaklarımız var. Girişimcilerimiz var, evlatlarımız var; her meslek grubundan dünya ile bilek güreşine oturabilecek kadar maharetli, yetenekli evlatlarımız var. Üniversitelerimiz var, sanayicilerimiz var. Pergelin ucunu İstanbul'a saplasanız 2-3 saatlik uçuş mesafesinde 25-30 trilyon dolarlık pazar var. Üç tarafımızda deniz var. Enerji krizi varsa enerji kavşağı olabilme imkanı var. Güvenlik bozulmuşsa bölgenin rehabilite edilebilmesine imkan verecek kadar altyapısı var. Dünya ile rekabet etseniz rekabete, beraber olsanız güçlü bir dünyayı, huzurlu bir dünyayı inşa edebilecek kadar merhamete yataklık yapmış topraklarınız var. Her şeyi var olan memleketinizi bu kadar yokluğa nasıl düşürdünüz sorusunun cevabıyız biz. Size bu bolluk içinde memleketi bu hale getirmenize rağmen, bu memleketi ne kadar kısa zamanda ne hale getireceğimizi göstermek için kuruluyoruz. Milletin ufkuna kuruluyoruz. Milletin yarınlarına kuruluyoruz. Her geçen gün milletin ümit ufkunda millet için, devlet için, bölge için, insanlık için yeni bir kuvvetle doğruluyoruz."