Genel kurulda konuşan Arçelik Eskişehir Fabrikası Kıdemli Ürün Direktörü Yüksel Atilla, 30 yıllık çalışma hayatında ilk kez böyle bir genel kurula katıldığını belirterek Eskişehir’de bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Arçelik olarak Türk Metal Sendikası ile birlikte hareket etmenin önemine değinen Atilla, çalışanların gelişiminin şirketin başarısına da doğrudan katkı sağladığını söyledi.
Arçelik ve Beko olarak birbirlerinden bağımsız hareket etmelerinin mümkün olmadığını ifade eden Atilla, küresel rekabetin giderek arttığı bir dönemde sendika ve işverenin birlikte ilerlemesi gerektiğini belirtti. Sendikanın çalışanların haklarını savunmasının yanı sıra ailelere, sosyal yaşama, kültürel etkinliklere, eğitimlere ve çocuklara yönelik çalışmalar yapmasını da önemsediklerini kaydetti.

Eskişehir’in Arçelik açısından önemli bir üretim merkezi olduğunu belirten Atilla, 1996 yılında Eskişehir’de çalışmaya başladığını söyledi. Eskişehir’in buzdolabı üretiminin merkezi olduğunu aktaran Atilla, kentte elde edilen üretim ve tasarım tecrübesinin dünyanın farklı noktalarındaki fabrikalara aktarıldığını ifade etti.
Atilla, Eskişehir’de yetişen çalışanların dünyanın 116 farklı lokasyonundaki 17 fabrikada üretim hatlarının kurulmasına ve çalışanların eğitimine katkı sağladığını belirterek, “Bütün bu Eskişehir'deki tüm çalışma arkadaşlarımızın tüm dünyaya ağabeylik yapmak gibi de önemli bir misyonu var” dedi.
Küresel rekabette Çin ve Uzak Doğu ülkeleriyle mücadele edebilmek için verimlilik ve üretim konusunda daha fazla çalışılması gerektiğini belirten Atilla, Arçelik çalışanlarıyla birlikte yeni başarılara imza atacaklarına inandığını söyledi.
Ahmet Şen: “Zor dönemler güçlü liderler çıkarıyor”
Türk Demir Döküm Fabrika Direktörü Ahmet Şen ise pandemi döneminden itibaren çalışma hayatında zorlu süreçlerden geçildiğini belirterek, önümüzdeki dönemde de dayanışmanın önemini koruyacağını söyledi. Bölgedeki savaşlar ve küresel gelişmeler nedeniyle üretim yapmanın daha zor hale geldiğini ifade eden Şen, işçilik ve malzeme maliyetlerinin yanı sıra istikrarın önemine dikkat çekti.
Şen, çalışan ve işveren ayrımının ötesinde ortak bir kazanım anlayışının benimsenmesi gerektiğini belirterek, “Çalışan ve işverenden ziyade Türk milleti var. Dolayısıyla bizim burada yapmaya çalıştığımız şey aslında hep beraber kazanmak” ifadelerini kullandı.

Türk Metal Sendikası Eskişehir 1 Nolu Şube Başkanı Orhan Demir’e de teşekkür eden Şen, özellikle pandemi döneminde sendika ile işveren arasındaki iletişim ve şeffaflığın önemli olduğunu söyledi. Zorlu dönemlerin güçlü liderlik ve daha sıkı ilişkiler ortaya çıkardığını belirten Şen, Türkiye’nin üretim gücünü daha ileri taşımak için çalışanlarla ve sendikayla birlikte hareket edeceklerini kaydetti.
Sendikanın kadın kolları ve çocuk kulübü gibi çalışmalarına da değinen Şen, bu faaliyetlerin çalışanların moral ve motivasyonuna katkı sağladığını ifade etti.
Gamze Savaş: “Emeğin cinsiyeti yoktur”
Genel kurulda Arçelik’te çalışan Türk Metal Sendikası Eskişehir 1 Nolu Şube üyesi Gamze Savaş da kadın metal emekçileri adına konuşma yaptı. Üretim bantlarında çalışan kadınların Türkiye’nin üretimine katkı sunduğunu belirten Savaş, kadınların çalışma hayatındaki rolüne dikkat çekti.

Kadınların üretimin her alanında erkek çalışanlarla birlikte emek verdiğini ifade eden Savaş, “Emeğin cinsiyeti yoktur” dedi. Türk Metal çatısı altında birlik ve dayanışmanın kadın çalışanlara güç verdiğini belirten Savaş, kadınların üretimde, sosyal hayatta ve sendikal mücadelede daha güçlü şekilde yer alması gerektiğini söyledi.
Savaş, kadın metal emekçileri adına sendikanın değerlerine sahip çıkacaklarını, birlik ve beraberliği koruyacaklarını ve gelecek kuşaklara daha güçlü bir miras bırakmak için çalışacaklarını ifade etti.
Zafer Abaydın: “Eskişehir’de sendikasız tek bir metal işçisi bırakmayacağız”
Ford Otomotiv iş yerinde çalışan Türk Metal Sendikası Eskişehir 1 Nolu Şube üyesi Zafer Abaydın ise genel kurulda genç metal emekçileri adına konuştu. Metal işçilerinin üretimdeki rolüne dikkat çeken Abaydın, Türk Metal Sendikası’nın çalışanlar açısından yalnızca bir sendika olmadığını, aynı zamanda dayanışma ve güvence anlamına geldiğini söyledi.

Genç çalışanların sendikal mücadelede daha fazla sorumluluk almaya hazır olduğunu belirten Abaydın, Türk Metal’in 63 yıllık mücadelesinin gelecek kuşaklar tarafından daha ileri taşınacağını ifade etti.
Abaydın, genç çalışanların üretmeye ve mücadele etmeye hazır olduğunu belirterek, Eskişehir’de sendikasız metal işçisi kalmaması için çalışacaklarını söyledi. Abaydın, konuşmasını “Yaşasın örgütlü mücadelemiz, yaşasın Türk Metal Sendikası” sözleriyle tamamladı.





