Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce, Kurtuluş Mahallesi’nde bulunan Yunus Emre Halk Çarşısı'nı ziyaret etti. Çarşıda esnaf ve alışveriş yapan vatandaşlarla sohbet eden Çağlar Ölce, Ramazan ayında yaşanan durumu yerinde dinledi.

Çağlar Ölce ile sohbet eden ve bir esnaf şu ifadeleri kullandı;

"Esnaf için bayramlar her zaman bir umut kapısıdır. Bu dönemlere önceden hazırlanır, bir beklenti içine gireriz. Ancak artık bayram alışverişlerinin şekli değişti. İnsanların alışveriş yöntemleri farklılaştı ve eski bayramlardaki yoğunluk kalmadı. Hani toplum arasında “Eski Ramazanlar nerede?” denir ya, aslında eski bayramlar da kalmadı. İnsanlar artık ihtiyaçlarını günlük olarak karşılayabiliyor. Ne gerekiyorsa o gün alıyor. Eskiden bayramlara özel bir hazırlık yapılırdı. Bu gelenek hâlâ halkımız tarafından sürdürülmeye çalışılıyor, örf ve adetlerimizi yaşatmak için çaba var ama eskisi kadar güçlü değil.

İnternet alışverişi de bizi etkiliyor. Vatandaş mağazaya gelip ürünü görerek almak yerine internetten alışveriş yapmayı tercih edebiliyor. İnternette çoğu zaman indirim oluyor ve insanlar bunu görüyor. Vatandaş bütçesine bakıyor. Diyelim ki mağazada gördüğü ürün 10 birimse, internette 6 birime bulduğunda hiç düşünmeden internetten alıyor. Değişim hakkı da olduğu için kurumsal firmaları tercih ediyor ve genelde sorun yaşamıyor.

Emeklilerin durumu ise pek iyi değil. Dedeler torunlarıyla geliyor, bayramda onlara mutlaka bir bayramlık almak istiyor. Ama şartlar zor. Geçen sene emekli ikramiyesi 4.000 liraydı, bu sene 5.000 ya da 6.000 lira olacağını düşünelim. Bir de torunlara harçlık vermek istiyor. Çocuk başına 200 lira verse, 8-10 torun olsa, para zaten hemen bitiyor. Belki birkaç toruna küçük bir şey daha kalabiliyor.

Bildiğiniz gibi bu çevrede çok fazla inşaat var. Kapalı pazar yeri yıkıldı, yenisi yapılacak. Arka tarafta AVM ve konut projeleri var. Çevredeki bazı binalar da depreme dayanıksız olduğu için yıkıldı. Sarar AVM yapıyor, Gamgam da bir proje yürütüyor. Bu yüzden bölge neredeyse tamamen bir şantiye alanına döndü. Çamur, toz ve inşaat hali pek eksik olmuyor. Bu da ister istemez alışverişi etkiliyor.

Otopark problemi de ciddi bir sorun. Yaklaşık bir buçuk yıldır burada inşaat var. Vatandaş buraya çoğu zaman araçla geliyor çünkü buraya gelirken zaten arabayla gelmeyi planlıyor. Ama mesela Hamamyolu’na giden biri aracını park edemeyeceğini bildiği için toplu taşıma tercih ediyor. Burada ise insanlar genelde arabayla geliyor. Fakat park edecek yer bulamayınca sıkıntı yaşanıyor.

Ayrıca yaklaşık altı aydır ya da bir yıldır Kurtuluş Mahallesi’nde elektrik hatları yer altına alınıyor. Havai hatlar kaldırılıyor. Bu çalışmalar nedeniyle sokaklar da şantiye gibi oldu. Asfaltlar kaldırıldı, her yerde mıcır ve çukurlar var. Bu durum da insanların gelmesini zorlaştırıyor. İnsanlar “Arabamı nereye koyacağım?” diye düşünüyor. Bu da bizi gerçekten çok etkiliyor.

Şu anda bölgede birçok yeni iş yeri yapılmakta. Bu alanlarda farklı sektörlerde işletmeler açılacak. Yunus Emre Halk Çarşısı özelinde bunun olumsuz değil, aksine faydalı olacağını düşünüyorum. Az önce bir esnaf arkadaşla konuştum, o bunun bizi olumsuz etkileyeceğini söyledi. Ama ben öyle düşünmüyorum. Yeni yerler her zaman insanların ilgisini çeker, ilk etapta oraya bir yönelim olabilir. Böyle bir kaygı var. Fakat biz genelde orta gelir ve alt gelir grubuna hitap ediyoruz. Orta gelir grubu çok tercih etmese de alt gelirli vatandaşlar burayı tercih ediyor. Fiyat politikamız bu şekilde devam ettiği sürece müşterimiz gelmeye devam eder. Bu yeni işletmelerin de bize uzun vadede fayda sağlayacağını düşünüyorum çünkü sonuçta insanlar maddi durumlarına bakarak alışveriş yapıyor.

Biz toplum olarak bazı şeyleri abartmaya da meyilliyiz. Bunu içtenlikle söylüyorum, herhangi bir siyasi görüşle ya da taraf tutarak değil. Gerçekten genel tabloya baktığımızda tekstil grubunda yaklaşık %30 ile %35 arasında bir artış var. Evet, bazı ürünlerde %50’ye kadar çıkan artışlar olabilir ama genel ortalama bu seviyeleri pek geçmiyor.

Buna karşılık genel giderlerimiz oldukça arttı. Bu noktada dürüst olmak lazım. Giderlerdeki artış %50’yi buldu, hatta bazı kalemlerde geçti. Bu nedenle mevcut ana sermayeyi tüketmeye doğru gidiyoruz. Yani mal satılıyor ama sermaye giderek eriyor."