Eskişehir Ekoloji Derneği Başkanı Filiz Fatma Özkoç, Odunpazarı ilçesine bağlı Demirli Mahallesi’nde faaliyet gösteren bentonit maden ocağıyla ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Özkoç, bölgede meydana gelen pasa dağı çökmesinin çevre ve insan sağlığı açısından ciddi risk oluşturduğunu savundu.
Eskişehir Doğa ve Yaşam Platformu adına konuşan Filiz Fatma Özkoç, Demirli Mahallesi’nde 2009 yılından bu yana faaliyet gösteren ve Eczacıbaşı’na bağlı Ensa Şirketi tarafından işletilen bentonit maden ocağında yıllardır kapasite artışları yapıldığını söyledi. Özkoç, kapasite artışlarının büyük bölümünün “ÇED gerekli değildir” kararlarıyla gerçekleştirildiğini ifade etti.
Özkoç, son kapasite artışı için “ÇED olumlu” kararı alındığını ve bu karara karşı TEMA Vakfı tarafından dava açıldığını belirterek, bilirkişi keşfinden günler önce bölgede toprak kayması meydana geldiğini söyledi.
“Pasa dağı artık dağ halini aldı”
Bölgede oluşan pasa alanlarının ciddi boyutlara ulaştığını ifade eden Özkoç, şunları söyledi:
“3 Mayıs’ta orada pasa dağında bir çökme meydana geldi. Çökme dediğimiz şöyle; pasa dağlarını biz Doğa ve Yaşam Platformu olarak o bölgede defalarca gittik, gördük. Gerçekten pasa dağı diyoruz çünkü çıkarılan atıklar artık bir dağ şeklini almış orada.”
Bölge halkının uzun süredir maden faaliyetlerinden rahatsız olduğunu dile getiren Özkoç, özellikle sağlık sorunları, tozuma ve su kaynaklarındaki azalmaya ilişkin şikayetlerin arttığını ifade etti. Bentonit madeninin yoğun toz oluşturduğunu belirten Özkoç, vatandaşların sağlık açısından mağdur olduklarını söylediklerini aktardı.
“Maden faaliyetleri yaşam alanlarını yok ediyor”
Maden faaliyetlerinde yoğun şekilde su kullanıldığını belirten Özkoç, bunun tarım ve hayvancılığı da olumsuz etkilediğini savundu. Bölge halkının ürün veriminde düşüş yaşadığını ve hayvancılığın zarar gördüğünü söyledi.
Özkoç açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Oradaki yaşam alanlarının yok olmasıyla karşı karşıya geldiklerini dile getirdiler ve ‘Artık biz ocağı burada istemiyoruz.’ şeklinde o halkı bilgilendirme toplantısında çok güzel dile getirdiler.”
“Kamu kurumları yeterli denetimi yapmadı”
Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ile Valiliğe daha önce itiraz dilekçeleri verdiklerini belirten Özkoç, buna rağmen gerekli önlemlerin alınmadığını ileri sürdü.
Yaşanan çökmenin kamu kurumlarının denetim eksikliğini ortaya koyduğunu savunan Özkoç, şunları kaydetti:
“Demek ki bu kamu kurum ve kuruluşları yeterince sorumluluklarını yerine getirememişler. Yani o şirketi yeterince denetleyememişler. O bölgeye gidip gerekli koruma, kontrollerini yapamamışlar.”
“Bilirkişi heyeti vahşi madencilik talanını gördü”
8 Mayıs’ta gerçekleştirilen bilirkişi keşfi sırasında uzmanların bölgedeki çökme alanını yerinde gördüğünü ifade eden Özkoç, bölgede doğa tahribatının açık şekilde gözlemlendiğini söyledi.
Özkoç, açıklamasında şu değerlendirmeyi yaptı:
“Orada bir madencilik faaliyeti değil, aslında bir vahşi madencilik talanını gördüler. Yani oradaki toprağın, suyun, havanın ve binlerce ağacın kesildiğini gördüler.”
“Bölgedeki yollar kullanılamaz hale geldi”
Maden faaliyetlerinin yalnızca Demirli Mahallesi’ni değil çevredeki diğer mahalleleri de etkilediğini belirten Özkoç, ağır tonajlı araçlar nedeniyle köy yollarının zarar gördüğünü söyledi.
Özkoç, bölgedeki yolların sürekli ağır yük taşıyan kamyonlar nedeniyle bozulduğunu belirterek, köy halkının bu durumdan ciddi şekilde etkilendiğini ifade etti.