ESKİŞEHİR HABER

Eskişehir'de ölümden dönen Öznur Gülbaş'tan Kadınlar Günü'nde adalet çağrısı

Eskişehir’de boşanma aşamasındaki eşi tarafından 16 yerinden bıçaklanan Öznur Gülbaş 8 Mart etkinliğinde yaptığı konuşmada indirimlerle tahliye edilen saldırgan nedeniyle can güvenliği olmadığını haykırdı.

Abone Ol

Eskişehir'de boşanma aşamasında olduğu eşi tarafından 16 yerinden bıçaklanan ve ölümün kıyısından dönen Öznur Gülbaş şu ifadeleri kullandı;

"İşçi emeklisiyim ve bir çocuk annesiyim. Bugün buraya sadece kendi hikayemi anlatmaya değil, adalet koridorlarında yankısı kaybolan binlerce kadının çığlığı olmaya geldim.

2019 yılında boşanmak üzere olduğum erkek tarafından 16 yerimden bıçaklandım. Adli Tıp Kurumu, vücudumda aldığım bıçak darbelerinin hepsini değil, hayati gördüklerini kayda geçirdiler. Sistem diyor ki; ölmediysen çektiğin acının, aldığın darbelerin hukukta bir karşılığı yok. Bunun üzerine tutuklanan fail ilk duruşmada maalesef tahliye edildi. Üstelik bir kadın hakim tarafından.

İnfial yaratan bu kararın ardından kamuoyu baskısı, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Derneği'nin desteği ve basının desteğiyle yeniden tutuklandı. Yerel mahkemenin aylar sonra vermiş olduğu karar 18 yıldı. Fakat adalet arayışım İstinaf Mahkemesinin hukuk komedisine dönüştü. 18 yıllık hapis cezası, gönüllü vazgeçme gibi akılalmaz bir gerekçeyle bozuldu. Beni öldürmeye çalışırken "yapma" dedim diye 7 yıla indirildi. Aynı günde tahliye edildi.

İstanbul Sözleşmesi varken uygulanmadı. 6284 sayılı kanun kağıt üzerinde kaldı. Kadına karşı şiddete sıfır tolerans sözleri unutuldu. Karşı tarafa takılan kelepçe ya arızalanıyor ya da failler kelepçeyi bilinçli bozuyorlar. Can güvenliğimiz bozuk cihazların insafına terk edildi.

Sistem ekonomik şiddette de yanımızda değil maalesef. Çalışansanız eğer bir SGK'nız varsa yardım talepleriniz reddediliyor ve yalnızlaştırılıyorsunuz. Yaşadığım dehşete rağmen tek kuruş nafaka ve tazminat almadım. Çocuğumla emekli maaşı ile yaşam mücadelesi veriyorum. Yaşadığımız travmalar cabası.

Benim çocuğumun travmalarına, imkansızlıklara rağmen iyileştirmek için mücadele ediyorum ama o dışarıda. Ben ölümü her an ensemde hissediyorum ve o cani dışarıda. Ekonomik enkazın altında adalet arıyorum, o yine dışarıda.

Biz öldükten sonra sesimiz duyulsun istemiyoruz. Bizleri hayattayken koruyun, sesimiz olun. Ölümün kıyısından dönmüş kadınların sesi neden duyulmuyor? Neden yaşam mücadelemize destek olunmuyor? Özge Bora, sesini ne zaman duyacaksınız? Sabiha İnce'yi ne zaman duyacaksınız?

Ben yavrumun annesiz kalmasını istemiyorum. Erkek adalet değil gerçek adalet istiyorum. Unutmayın; geç gelen adalet, adalet değildir.

Adaletsizliğin ortasında tek bir gerçeği haykırıyorum. Ben ölmek istemiyorum. Göstermelik kararlarınızla, yanlı kararlarınızla beni bu caniyle baş başa bıraktınız. Bu yüzden haykırıyorum. Ben ölmek istemiyorum.

Duymayan kulaklara, görmeyen gözlere, sustuğunuz dillere inat haykırıyorum. Ben ölmek istemiyorum."