İYİ Parti Odunpazarı İlçe başkanı Gürol Yer şu ifadeleri kullandı;

"Bir araya gelmemize sebep olan hobi uğraş bahçelerinin oluşma süreci; 11 Mart 2020’de başlayan ve 5 Mayıs 2023’te Dünya Sağlık Örgütü’nün resmi açıklamasıyla sona eren COVID-19 salgını sonrasında şekillenmiştir. Bu süreç, hem insani davranışlarda hem sosyal hayatta hem de toplumsal yapıda kalıcı birçok değişikliğin, yeni tarzların ve uygulamaların benimsenmesine vesile olmuştur.

Hatırlayınız; o günlerde toprağa dokunmak, ayak basmak, hava almak ve oksijeni hissetmek nasıl bir özlem ve duyguydu. Kendinizi düşünsel olarak o günlere tekrar götürmenizi istiyoruz.

Bahsettiğimiz şekilde, o günlerde ve sonrasında insanlar toprağı, tarımı, ekmeyi, biçmeyi, yetiştirmeyi, hasadı; yeşili, çimeni ve toprak kokusunu yeniden hatırladı. 2023 sürecinin devamında ise çok hızlı bir şekilde hobi bahçeleri yapılmaya ve oluşmaya başladı.

Mevcut yasal durumla çelişen ve eksik yönleri bilinmesine rağmen, toplumsal bir hassasiyetten doğması nedeniyle farklı yollarla, çoğunlukla şehir merkezlerine ulaşım mesafesinde, bazı yerlerde koloni şeklinde ülkenin her bölgesinde hobi bahçeleri bugünkü haline geldi; getirildi ve göz yumuldu.

Süreç devam ederken, konunun asli muhatapları hiçbir şekilde müdahil olmadı, yönlendirmede bulunmadı; oluşumu izlemekle yetindi. Tarım Bakanlığı seyretti, Çevre Bakanlığı seyretti, belediyeler “bizim konumuz değil” dedi. Ancak bu süreçte birçok yerde elektrik sağlandı, su sorunu çözüldü, yollar yapıldı, iç düzenlemeler tamamlandı; yapılar giderek daha modüler ve konforlu hale geldi.

Ne olduysa 2024 yerel seçimlerinden sonra oldu. Birilerinin aklı başına mı geldi, yoksa kaybedilen belediyelerin etkisiyle mi bilinmez; hobi bahçeleriyle ilgili olarak özellikle Tarım İl Müdürlükleri aracılığıyla, sorumluluğu belediyelere yükleyen yıkım talimatları gönderilmeye başlandı ve ülkenin her yerinden tepkiler yükseldi.

Oluşurken sessiz kalan yetkililer, bir talimatla konuyu hareketlendirince mesele bir anda ülke gündemine oturdu ve süreç bugüne kadar geldi.

2025 yılında belediyelerin kepçe, dozer ve kamyonlarla bazı bölgelere giderek birkaç yapıyı yıktığı görüldü. Bu süreçte konu yargıya taşındı ve bazı bölgelerde yürütmeyi durdurma kararları alındı.

Bugün geldiğimiz noktada, 4 Nisan 2026 tarihinde yayımlanan “Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkında Yönetmelik” ile mevcut yasa doğrultusunda bu alanlar ve yapılar için ağır kanuni ve mali yaptırımlar getirildiği görülmektedir.

Konunun etkilediği hobi bahçeleri sayısının 5 ile 7 milyon arasında olduğu ifade edilmektedir. Buna bağlı olarak etkilenen insan sayısı yalnızca Eskişehir’de 60 ile 100 bin arasında tahmin edilmektedir.

922 bin olan il nüfusunun, kırsalda yaşayan kesimine eşdeğer bir nüfus bugün hobi bahçelerinde varlığını sürdürmektedir.

Gelinen noktada hobi bahçeleri meselesi sosyolojik ve ekonomik bir olgu haline gelmiştir. Bu durum, günübirlik ve belirsiz kararlarla değil; uzmanların ve paydaşların çalışarak mutabakata varacağı net bir düzenlemeye acil ihtiyaç olduğunu göstermektedir.

Sorumlu aramaktan ziyade; nüfus, yerleşim, kapsam alanı ve ortaya çıkan olumlu etkiler dikkate alınmalıdır. Islah, düzenleme, tasnif veya vasıf değişikliği ne gerekiyorsa uygulanmalı; başlangıçta bahsettiğimiz duygularla ortaya çıkan bu durum, devletin vatandaşına ılımlı yaklaşımıyla çözüme kavuşturulmalıdır. Amaç zarar vermek değil, zararı önlemek; belirsizlik değil, netlik ve huzur sağlamak olmalıdır.

Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu’nun son Meclis grup toplantısında ifade ettiği sözlerle konuyu toparlamak istiyorum:

Çelişkilerle dolu tarım politikası ortadayken, geç kalınmış müdahale ve yol gösterme eksikken, yanlışı başka bir yanlışla düzeltmeye çalışmak; devletin vatandaşına tutarsız davranmasıdır. İzin verilip hizmet sağlandıktan sonra yasak getirilmesi kabul edilemez. Oluşturulan sorunun bedeli vatandaşlara yüklenmektedir.

Bu noktada devletin asli görevi; ceza kesmek değil, çözüm üretmek ve konuyu netleştirmektir.

Konuyu yerel ölçekte değerlendirdiğimizde ise; Hamamyolu’nda yıkılan bir duvar için hızla bölgeye giden irade temsilcilerinin, on binlerce insanın mağdur olduğu tek bir hobi bahçesi için dahi bir söz söylememesini hatırlatmadan geçemeyiz.

Kulislerde ve bazı köşe yazarlarının ifadelerine göre, vatandaşların feryadı Cumhurbaşkanlığı nezdinde karşılık bulmuş ve Sayın Cumhurbaşkanı, konunun incelenmesi için üç bakanlığa çalışma talimatı vermiştir.

Yaklaşan seçim sürecinde bu uygulamaların iktidarı geniş bir kitleyle karşı karşıya getireceği yönünde uyarılar yapılmasına rağmen, sürecin asli sorumlusu olan Tarım Bakanlığı yıkım talimatlarında ısrar etmekte ve belirtilen rakamların abartılı olduğunu ifade etmektedir.

Oysa tarım politikamız kusursuzmuş gibi bir tablo çizilmektedir. Girdiler destekleniyormuş, tarım alanları azalmıyormuş gibi bir yaklaşım sergilenmektedir. Halbuki, bir gecede çıkan kararlarla binlerce dönüm tarım arazisi yapılaşmaya veya maden alanına dönüştürülmektedir.

Ancak ne hikmetse, hobi bahçeleri bir anda milli güvenlik sorunu olarak görülmektedir.

Bu bir ciddiyetsizliktir. Bu bir yönetememe halidir. Bu, insanlardan intikam alma görüntüsü vermektedir. Ayrıca ilerleyen süreçte bunun bir imar affı benzeri hazırlığın işareti olduğu, adeta bir “2B” versiyonu niteliği taşıdığı düşünülmektedir.

Vatandaşın yeniden mali yük altına sokulacağı bir tablo ortaya çıkmaktadır. Trafikte, günlük hayatta olduğu gibi her alanda ceza kesme yaklaşımının burada da devreye girmesi ihtimali bulunmaktadır.

Sebep ne olursa olsun, gelinen noktada konu acil olarak çözüm beklemektedir.

İYİ Parti olarak sürecin her aşamasında yer aldık; önce uyardık, ardından öneriler sunduk ve bugün de durumu tekrar tespit ederek dikkat çekiyoruz.

Belki de bu süreç, boşalan köyler ve azalan kırsal nüfus için doğru planlama ve projelendirmeyle tersine çevrilebilir ve memleket faydasına dönüştürülebilir.

Bu düşüncelerle; aklıselimin hâkim olduğu, insan mutluluğunun esas alındığı bir yaklaşımın benimsenmesini temenni ediyorum."