Saadet Partisi Eskişehir İl Başkanı Fesih Bingöl şu ifadeleri kullandı;

"Bir hatıramı anlatayım dedim. Hem havası biraz yumuşasın arzu ediyorum. Vaktiyle bir Güneydoğu ilimizin milletvekili seçim bölgesine gider. Seçmen, "Efendim bizi Meclis'te temsil etmiyorsunuz, hiç bizim yöreyle ilgili bilgilerimizi aktarmıyorsunuz" der ve milletvekilimiz bundan etkilenir. Ankara'ya döner ve bir hazırlık yapar kendi bölgesi sorunlarıyla ilgili. Tabii Meclis televizyonunda çıkacağı için yeni bir takım elbise alır.

Dolayısıyla o gün Meclis'e geldiğinde notlarını hazırlamıştır ve Meclis'i, Meclis TV'yi takip eden sizlere der ki: "Sayın milletvekilleri, bugün öyle şeyler söyleyeceğim ki; söyleyeceklerimi bir Allah biliyor bir de ben biliyorum, yer yerinden oynayacak." Tabii ellerini cebine atar ama notlarını diğer takım elbisede unutmuştur. Tabii der ki: "Sayın milletvekilleri vallahi ben hiçbir şey bilmiyorum, her şeyi Allah biliyor."

Dolayısıyla ben de bugün buraya gelirken bir not getirdim. Gerçekten öncelikle bu çalışmalarınızdan, bu eyleminizden ötürü sizi tebrik ediyorum. Çünkü şöyle bir söz var: "Büyük davalar titiz düşünen insanların omuzlarında yükselmez."

Ben tabii tarımdan sanayiye, ekonomiden dış politikaya, eğitimden sanayiye kadar savrulan bir ülke var. Bakınız Dünya Tarım Örgütü'nün bir raporu var. 2025 yılında özellikle silaha, tanka, topa yatırım yapan ülkeler ayakta kalamaz ancak tarım ve hayvancılığa yatırım yapan ülkeler ayakta kalabilir diyor. Bu gerekçeyle Amerika Birleşik Devletleri yılda tarıma 100 milyar dolar, Avrupa 60 milyar dolar, ülkemizde de maalesef sadece 3 milyar dolar bir destek veriliyor.

Bakınız tarım bizim için çok önemlidir, stratejik bir üründür. Daha önce özellikle biz dünyada kendi kendisine yeten yedi ülkeden biriyken maalesef bu konuda yanlış tarım politikaları yüzünden dışa bağımlı hale geldik. Bunu önemsememiz lazım.

2004 yılında mevcut hükümetin bir bakanı şu cümleyi kullanmıştı: "Şu an Türkiye'de tarım nüfusu %30'dur, mutlaka bu nüfusu %10'un altına düşürmemiz lazım" demişti. AK Parti iktidarı tek başarılı olduğu konu bu; tarım nüfusunu şu an %6'ya düşürdü. Oysa tarımın ne kadar önemli olduğunu biliyoruz.

Bakınız ben inşaat mühendisiyim. Bugün Türkiye'de maalesef 3 milyon hektardan fazla alan maalesef betona kurban edildi. Biz tarımın bu ülkenin geleceği için ne önem arz ettiğini biliyoruz. Dolayısıyla evet, ülkemizin çok önemli sorunları var; fakat bugün özellikle maden, tarımsal ve toprak korumayla ilgili bir hedef ortaya konuyorsa bence bugün tarım alanında geldiğimiz tablonun tartışılması lazım.

Hükümetin maalesef bu konudaki tavrının ve uygulamalarının doğru olmadığını söylüyoruz. Buna bence bunun desteklenmesi gerekirken böyle yönetmelik ve yasalarla bunu zorlaştırmak asla doğru değil. Biz Saadet Partisi olarak bunu gündeme getirirken şu an ülkemizin çok önemli sorunları varken hobi bahçelerini gündeme getirmek aslında bir ikiyüzlülüktür. Çok net ifade ediyorum.

Bakınız özellikle Eskişehir'imizi biliyorsunuz. Ben dün, önceki gün Sarıcakaya bölgesindeydim. Alpagut bölgesinde altın aramayla ilgili aslında Eskişehir'in, Türkiye'nin ikinci Çukurovası olan bölgenin tarımın nasıl yok edildiğini görüyoruz. Burada altın madeni aranması vesilesiyle yaklaşık 700 top sahası büyüklüğünde, 500 metre derinliğe inilerek ve orada 60 milyon ton metreküp toprak çıkartılacak. Orası da aslında heba ediliyor.

Bu hükümetin bu politikası aslında tarımı yönlendirmek, tarımı desteklemekten ziyade başka bir amacı var. Biz bu amacın çok net olduğunu biliyoruz ama sizler mutlaka Türkiye'nin her yerinde kolektif bir tepkiyi ortaya koymanız lazım. Bu önemsiyorum. Tabii siyasi partilerin farklı mülahazaları olabilir ama ben sayın grup başkanvekilimiz, grup başkanımız burada, Selçuk Bey; ben çok net ifade ediyorum Yeni Yol grubunun Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde bu konuda yapacağı çalışma netice götürebilir çünkü bu partimizin, bu grubun özgül ağırlığı var. Türkiye'de gündeme getirdiği her konu çok önemseniyor.

Ben tabii 1979 yılında Sayın Cumhurbaşkanı ile birlikte üç gün nezarethanede kalmıştım İstanbul'da öğrenciyken. Onu çok yakinen tanıyorum. Dolayısıyla bu Yeni Yol grubunun bu konuyu ele almasıyla ilgili bir çözüm üreteceğini rahatlıkla buradan ifade edebiliyorum. Sizlerin bu çalışmalarınızda sizlerin yanınızda olduğumu ifade ediyorum.

Başka bir şey ifade ediyorum; elbette şehirler planlanırken insanların özellikle yaşanabilir şehirler konusu çok önemli. İnsanların huzur bulacağı alanlarda yaşaması çok önemli. İnsanların toprakla bütünleşmesi gerçekten çok önemli. Bunu teşvik etmek yerine cezalarla ve farklı müeyyidelerle bunu engellenmesini asla doğru bulmuyorum. Ama neticede maalesef hepimizin derin bir sorunu, bir sorumluluk var. Biz bu sorumluluğu bir hakkın bilerek buna yönelik saha çalışmalarında da bir şeyler yapmak zorundayız. Bu çalışmalarınızı bir günle, bir toplantıyla değil sürekli hale getirmeniz gerekiyor. Özellikle medya bu konuda çok ziyade Eskişehir'de, kendilerine gerçekten çok teşekkür ediyorum. Özellikle bu çalışmaların da hem Eskişehir'imiz hem ülkemiz için çok önemli olduğunu ben buradan ifade ediyorum.

Son olarak tabii sayın vekilimiz konuşacak ama ben birkaç şey daha ifade etmek istiyorum. Gerçekten bu tarım alanlarının eğer muhafaza edilmesi isteniyorsa bu hükümetin tarım politikalarıyla ilgili yanlışından vazgeçmesi lazım ve bunu desteklemesi gerekirken böyle ucube bir konunun meclis gündemine getirilmemesi, başka amaçlara yönelik bir çalışmadır diyorum. Çok net bir şeyi burada ifade ediyorum; bu rant alanlarına dönüşebilir. Biz Saadet Partisi olarak rant alanlarına dönüşmesine karşıyız ve sizi destekliyoruz."