Eğitim Sen Eskişehir Şube Başkanı Özkan Demirkol, 2026-2027 eğitim-öğretim yılının başlaması öncesinde eğitim sisteminin sorunlarına ilişkin açıklama yaptı. Demirkol, öğrencilerin, velilerin ve eğitim emekçilerinin ekonomik ve yapısal sorunlarla yeni eğitim yılına başladığını belirterek, “Okullar ders ziliyle değil, çözümsüzlükle açılıyor” dedi.
Özkan Demirkol, Türkiye’de eğitim sisteminin kamusal hizmetlerin tasfiyesi, eğitimin piyasalaştırılması ve dinselleştirilmesi ile eğitim emekçilerinin güvencesizleştirilmesi politikaları nedeniyle ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu savundu. Okulların fiziki koşullarından hijyen ve güvenliğe kadar birçok alanda sorunların sürdüğünü belirten Demirkol, öğrencilerin okulda ücretsiz ve sağlıklı bir öğüne ve temiz içme suyuna erişemediğini ifade etti.
Eğitim emekçilerinin de ekonomik sorunlarla karşı karşıya olduğunu söyleyen Demirkol, öğretmenlerin düşük ücretler, güvencesiz istihdam, norm kadro baskısı ve artan idari müdahaleler altında çalıştığını dile getirdi.
“Öğretmenin mesleki saygınlığı kıyafetle sağlanmaz”
Özkan Demirkol, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan 2026/70 sayılı Genelgeye de tepki gösterdi. Demirkol, Bakanlığın eğitimin ekonomik, kamusal ve pedagojik sorunlarına çözüm üretmek yerine önlük uygulaması, norm kadro düzenlemeleri, Millî Eğitim Akademisi ve “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” gibi başlıklara odaklandığını savundu.
Öğretmenlerin mesleki saygınlığının kıyafet üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirten Demirkol, “Öğretmenin mesleki saygınlığı giydiği kıyafetle değil; ürettiği emek, mesleki özerklik, insanca yaşayabileceği ücret ve güvenceli çalışma koşullarıyla sağlanır” ifadelerini kullandı.
Norm kadro fazlası öğretmenlerin resen görevlendirilmesi ve Millî Eğitim Akademisi bünyesinde eğitime alınarak alan değişikliğine yönlendirilmesini de eleştiren Demirkol, plansız öğretmen istihdamının ve yanlış norm kadro politikalarının sorumluluğunun öğretmenlere yüklenemeyeceğini söyledi. Demirkol, öğretmenlerin diplomalarını, branşlarını ve mesleki birikimlerini işlevsizleştirecek uygulamalardan vazgeçilmesi gerektiğini ifade etti.
Eğitim Sen’in “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli”ne ilişkin eleştirilerini de aktaran Özkan Demirkol, eğitim programlarının bilimsel, laik, demokratik, cinsiyet eşitlikçi ve kapsayıcı bir anlayışla hazırlanması gerektiğini savundu. Demirkol, eleştirel ve sorgulayıcı düşüncenin eğitim sisteminde temel unsurlardan biri olması gerektiğini belirtti.
“Çocukların eğitim hakkı ailelerinin gelirine bırakılamaz”
Yeni eğitim yılında velilerin karşı karşıya kaldığı ekonomik yükün de arttığını belirten Özkan Demirkol, kırtasiye, çanta, kıyafet, ayakkabı, servis, beslenme ve yardımcı kaynak gibi giderlerin aile bütçelerini zorladığını söyledi. Eğitim harcamalarının ailelerin gelir düzeyine göre farklılaşmasının öğrencilerin eğitim imkanlarını doğrudan etkilediğini ifade eden Demirkol, “Çocukların eğitim hakkı ailelerinin gelir düzeyine bırakılamaz” dedi.
Demirkol, okullara ihtiyaçları doğrultusunda doğrudan ve yeterli bütçe ayrılması gerektiğini savundu. Okulların temizlik, güvenlik, bakım-onarım, kırtasiye, elektrik ve su gibi temel giderlerinin merkezi bütçeden karşılanmaması durumunda okul yönetimlerinin velilerden bağış talep etmek zorunda kaldığını belirten Demirkol, eğitim finansmanının ailelerin üzerine bırakılmasına karşı çıktı.
Öğrencilerin beslenme sorununa da dikkat çeken Eğitim Sen Eskişehir Şube Başkanı Özkan Demirkol, tüm öğrencilere ayrım yapılmadan en az bir öğün ücretsiz ve sağlıklı yemek ile temiz içme suyu sağlanması gerektiğini söyledi. Demirkol, ücretsiz yemek ve temiz su imkanının yardım değil, çocukların temel hakkı olduğunu ifade etti.
Eğitim emekçilerinin çalışma koşullarına ilişkin taleplerini de sıralayan Demirkol, güvencesiz istihdam biçimlerinin sona erdirilmesini, eğitim emekçilerinin kadrolu ve güvenceli şekilde istihdam edilmesini istedi. Öğretmenlerin ücretlerinin insanca yaşam koşullarını sağlayacak seviyeye çıkarılması gerektiğini belirten Demirkol, eşit işe eşit ücret ve mesleki özerklik çağrısında bulundu.
Eğitim Sen ayrıca her okula yeterli bütçe ayrılmasını, temizlik ve güvenlik personelinin kadrolu olarak istihdam edilmesini, temel eğitim materyallerinin ücretsiz sağlanmasını ve okul servisleri ile ulaşım giderlerinin kamusal olarak desteklenmesini talep etti.
Özkan Demirkol, “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” başta olmak üzere bilimsel ve laik eğitim ilkeleriyle çeliştiğini düşündükleri müfredat uygulamalarına son verilmesini istedi. Demirkol, öğretmenlerin mesleki özerkliğine yönelik önlük, kılık-kıyafet, resen görevlendirme ve irade dışı alan değişikliği gibi müdahalelerin de sona erdirilmesi gerektiğini belirtti.
Açıklamasının sonunda Millî Eğitim Bakanlığının önceliğinin öğretmenlerin kıyafeti veya yeni denetim mekanizmaları oluşturmak değil, öğrencilerin nitelikli eğitime erişimini sağlamak olması gerektiğini söyleyen Özkan Demirkol, Eğitim Sen’in yeni eğitim-öğretim yılında öğrencilerin eğitim hakkı, velilerin ekonomik yükünün azaltılması ve eğitim emekçilerinin çalışma koşullarının iyileştirilmesi için mücadele edeceğini ifade etti.
Demirkol, Eğitim Sen olarak parasız, kamusal, bilimsel, laik, demokratik, cinsiyet eşitlikçi ve anadilinde eğitim hakkından vazgeçmeyeceklerini belirtti.





