ESKİŞEHİR HABER

Rahmi Çınar yargı sistemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu

CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar, Eskişehir’de düzenlenen panelde adalet sisteminin bağımsızlık, tarafsızlık ve vicdan temelinde güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Abone Ol

CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar şu ifadeleri kullandı;

"Burada hep birlikte bir toplumun en temel meselesini; adaleti, onun niteliğini ve geleceğini konuşacağız bugün burada. Çünkü adalet, yalnızca mahkeme salonlarında verilen kararların adı değildir. Adalet, bir toplumun vicdanıdır. Adalet, devletin meşruiyetinin temelidir ve adalet, bireyin devlete duyduğu güvenin en somut karşılığıdır.

Bugün geldiğimiz noktada, hukuk sisteminin yalnızca normlar bütünü olarak değil, aynı zamanda bir ahlaki ve vicdani sorumluluk alanı olarak yeniden değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Değerli katılımcılar; hakimler, savcılar ve avukatlar yalnızca meslek icra eden kişiler değildir. Onlar, aynı zamanda adaletin yaşayan temsilcileridir. Bir hakim, karar verirken sadece kanunun maddelerine değil, aynı zamanda vicdanına da bakmalıdır. Bir savcı, yalnızca iddia makamı değil, gerçeğin de hakkaniyetin de temsilcisidir. Bir avukat ise yalnızca müvekkilini değil, hukukun onurunu da savunur. Bu üç sacayağı tarafsızlık, bağımsızlık ve vicdan ile ayakta kalır. Bu değerlerden biri eksildiğinde, geriye yalnızca şekli bir hukuk kalır ama gerçek adalet kaybolur.

Bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz şey; hukukun teknik doğruluğu ile vicdani meşruiyetin birleştiği bir yargı düzenidir. Çünkü kanunlar, adalet üretmek için vardır. Eğer uygulamada adalet duygusu zedeleniyorsa, orada yalnızca hukuk değil, toplumun geleceği de yara alır. Kıymetli dostlar, adalet sistemi sadece hukukçuların meselesi değildir. Bu, aynı zamanda toplumun tamamını ilgilendiren bir demokrasi meselesidir. Bağımsız ve tarafsız bir yargı, vatandaşın hak arama özgürlüğünün güvencesidir, ekonomik güvenin temelidir, toplumsal barışın en güçlü sigortasıdır.

Eğer bir ülkede insanlar adaletin varlığına inanıyorsa, o ülkede umut vardır. Ama adalet duygusu zedelenmişse, hiçbir reform tek başına yeterli olmaz. İşte bu nedenle, bugün konuştuğumuz yargı reformu sadece teknik düzenlemelerle değil, aynı zamanda bir zihniyet dönüşümünü içermek zorundadır. Hukuku sadece yazılı metinlerden ibaret görmeyen, insanı merkeze alan, hakkaniyeti esas alan, vicdanı dışlamayan bir anlayışa ihtiyaç vardır. Bizler inanıyoruz ki gerçek adalet, yalnızca kanunlarla değil vicdanla tamamlanır. Güçlü bir hukuk devleti, ancak bu ikisini birleştirdiği zaman yaşar ve devamlılığı mümkün kılar.

Sonuç olarak, bugün burada ortaya koyacağımız her fikir, her değerlendirme, yarının daha adil, daha güçlü ve daha güvenilir Türkiye’sine katkı sunacaktır. Bu anlamda paneli gerçekleştiren, emeği geçen herkese sonsuz teşekkür ediyorum. Kıymetli hocamızın katkılarıyla çok verimli bir tartışma zemini oluşacağına inanıyorum."