Saadet Partisi Kadın Kolları İl Tanıtma Başkanı Şule Atlı, 2026-2027 eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte ailelerin karşılaştığı eğitim giderlerine ilişkin açıklama yaptı. Atlı, çocukların eğitim ihtiyaçlarının aile bütçeleri üzerinde ciddi bir yük oluşturduğunu savunarak, eğitim hakkının ailelerin ekonomik gücüne bağlı olmaması gerektiğini söyledi.

Şule Atlı, yeni eğitim öğretim yılının öğrenciler, öğretmenler ve aileler için hayırlı olmasını dileyerek başladığı açıklamasında, okulların açılmasıyla birlikte birçok ailenin aynı soruyla karşı karşıya kaldığını belirtti. Atlı, ailelerin çocuklarının kırtasiye, beslenme, ulaşım ve diğer okul ihtiyaçlarını nasıl karşılayacağını düşündüğünü ifade etti.

Atlı, bir öğrencinin yalnızca kırtasiye ihtiyaçlarının yaklaşık 7 bin liraya ulaşmasının eğitim giderlerinin aile bütçesindeki ağırlığını gösterdiğini söyledi. Kalem, defter, çanta, boya, silgi ve yardımcı materyallerin eğitim hayatının temel ihtiyaçları olduğunu belirten Atlı, bu ürünlerin aileler açısından zorunlu harcamalara dönüştüğünü savundu.

Bu rakam, farklı araştırmalarda da benzer şekilde gündeme geldi. Eğitim-İş tarafından 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde Ankara'da yapılan araştırmada kırtasiye maliyeti ilkokul öğrencileri için 6 bin 363 lira, ortaokul öğrencileri için 7 bin 666 lira, lise öğrencileri için ise 10 bin 328 lira olarak hesaplandı.

“Aileyi güçlendirmek yalnızca kampanyalarla mümkün değil”

Ailelerin ekonomik yüküne dikkat çeken Şule Atlı, özellikle birden fazla çocuğu bulunan ailelerin eğitim giderlerini karşılamakta daha fazla zorlanabileceğini söyledi. Atlı, bazı ailelerin çocuklarının okul ihtiyaçlarını karşılayabilmek için mutfak, fatura ve giyim gibi diğer harcamalarından kısmak zorunda kalabildiğini savundu.

Atlı, açıklamasında “Aile Yılı” uygulamasını da gündeme getirerek, aileyi güçlendirmeye yönelik politikaların yalnızca kampanyalar veya dönemsel desteklerle sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi. Ailenin güçlenmesinin, anne ve babaların çocuklarının eğitim ve beslenme ihtiyaçlarını karşılayabildiği, kira ve faturalar nedeniyle sürekli ekonomik baskı yaşamadığı bir ortamla mümkün olacağını ifade etti.

Şule Atlı, eğitimde fırsat eşitliğinin ekonomik koşullardan bağımsız olması gerektiğini savunarak, bir çocuğun eğitim imkanlarının ailesinin gelir durumuna veya yaşadığı şehre göre değişmemesi gerektiğini söyledi. Saadet Partisi olarak eğitimi ekonomik gücü olanların daha fazla imkan satın alabildiği bir alan olarak görmediklerini belirten Atlı, eğitimin temel bir hak olduğunu ifade etti.

Okulların güvenliği de gündemde

Açıklamasında yalnızca eğitim giderlerine değinmeyen Atlı, velilerin çocuklarını okula gönderirken okul güvenliği konusunda da çeşitli sorulara yanıt aradığını söyledi. Okul servislerinin denetlenmesi, okul çevrelerinin güvenliği, binaların deprem ve yangın gibi afetlere karşı durumu ve fiziki şartların yeterliliği gibi başlıkların ailelerin gündeminde olduğunu belirtti.

Şule Atlı, çocukların okul kapısından içeri girdiği anda ailelerin hissetmesi gereken duygunun endişe değil güven olması gerektiğini söyledi. Devletin sorumluluğunun yalnızca okul binalarının yapılmasıyla sınırlı olmadığını savunan Atlı, öğrencilerin güvenli ve eşit şartlarda eğitim alabilmesi için gerekli koşulların sağlanması gerektiğini ifade etti.

Atlı, iktidara yönelik çağrısında eğitim politikalarının yalnızca öğrenci sayıları ve okul binaları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Öğrencilerin eğitim sürecindeki bütün giderlerinin ortaya konulmasını isteyen Atlı, dar gelirli ailelerin üzerindeki yükü azaltacak kalıcı politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.

Şule Atlı, açıklamasının sonunda eğitim hakkının ailelerin ödeme gücüne bağlanmaması gerektiğini ifade ederek, ailelerin geçim sıkıntısının azaltılmasının eğitim politikalarının da önemli bir parçası olduğunu savundu. Atlı, yeni eğitim öğretim yılının öğrenciler, öğretmenler ve aileler için hayırlı olmasını diledi.