ESKİŞEHİR HABER

Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Dr. Ülkü Özkaya Eskişehir’de: “Türkiye çok yönlü tehdit altında”

Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Dr. Ülkü Özkaya, Eskişehir’de yaptığı açıklamada “Tertemiz Türkiye” projesini, gençlik politikalarını, ekonomi ve erken seçim taleplerini anlattı.

Abone Ol

Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Dr. Ülkü Özkaya şu ifadeleri kullandı;

“Dünden bu yana Eskişehir’deyiz. Bildiğiniz üzere artık ülkemiz son yıllarda hızlı bir şekilde kötülüğe, kötülüklere ve kötü şartlara doğru ilerliyor. Gerek ekonomik gerek iç güvenlik gerek dış güvenlik olarak birtakım tehditler altındayız. Ekonomik sıkıntılar içerisindeki Türk milleti bunun bir kısmının farkında, bir kısmının farkında değil. Bu nedenle biz de sahalardayız. Genel Başkanımız başta olmak üzere tüm genel merkez ekibimiz ve teşkilatlarımız, sokak sokak insanlarımızı mevcut durumla ilgili bilgilendirmek için yurt çapında faaliyet gösteriyor.

Geçtiğimiz ay boyunca Genel Başkanımız İstanbul’daydı. Ramazan ayı boyunca da tüm Anadolu’da ziyaretlerine, temaslarına devam edecek. Biz de aynı şekilde ziyaretlerimize devam ediyoruz. Bu bilgilendirmeler çerçevesinde, tabii ki fark ettiğiniz üzere çok fazla ulusal kanallarda yer alamıyoruz ama sizin gibi kıymetli yerel basın mensuplarının bize vermiş olduğu değer çok önemli. Teşekkür ediyorum o açıdan da sizlere. Eskişehir’de de güzel temaslarda bulunduk. Yine sivil toplum kuruluşlarıyla irtibat hâlinde olduk.

Biliyorsunuz, geçtiğimiz ayda bir bayrağımıza yönelik saldırı gerçekleşti ayın 20’sinde ve Eskişehir teşkilatımız 21’inde bu konuyla ilgili bir bayrak yürüyüşü düzenledi. Onun önderliğinde diğer partiler; İYİ Parti, CHP ve sivil toplum kuruluşları da bu yürüyüşe katıldı. Bu çok mutluluk verici; çünkü millî hassasiyetleri olan insanların bir araya gelmesi önümüzdeki süreçte de çok kıymetli olacak. Bizim artık adam seçme lüksümüz yok. Bu ülkenin geleceği için birlik beraberlik içinde hareket etmemiz gerekiyor. Ulus bilincinin, Türk milleti bilincinin tekrar ortaya çıkması gerekiyor. Bu nedenle teşkilatımızı tebrik ediyorum bu açıdan. Diğer Eskişehir halkının bilinçli davranışından dolayı da tebrik ediyorum. Bu beni çok mutlu etti. Eskişehir’e olan güvencimiz tekrar yükselerek, artarak devam ediyor.

Onun dışında birtakım gerçeklerle sık sık yüzleşiyoruz. Son olaylarda da biliyorsunuz Epstein hadisesi var. Onun dışında sokak güvenliği var. Dün bir soru aldım; "Sığınmacılara artık değinmiyor musunuz?" diye. Değinmiyor değiliz. Sığınmacılarla ilgili kısmını tamamladık. Türk milletini sığınmacılarla ilgili ortaya çıkan sorunlarla ilgili bilgilendirdik, gerçekleri anlattık ve gönderilebileceklerine dair gerçekleri ortaya koyduk. Türk milleti artık bunu biliyor; sığınmacılar gönderilebilir, bu sorun çözülebilir.
Sıradaki problemler; gittiğimiz her yerde çarşı pazar dolaşıyoruz ve ekonomiyle ilgili sıkıntıları dile getiriyoruz. Diğer taraftan bir bağımlılık problemi var. Türkiye’nin giderek artan hem madde hem sanal kumar, toplumun büyük bir kesimini ilgilendiren bir problem. Şimdi güçlü bir projeyle Tertemiz Türkiye projesini ortaya koyduk. Ayın 14’ünde bununla ilgili bir çalıştayımız var. Hatta biz bu konuyu ele aldıktan sonra da iktidardan ve diğer muhalefet partilerinden de bu konuyla ilgili açıklamalar gelmeye başladı. Bu da çok önemli; toplumun büyük kısmını ilgilendiriyor, geleceğimizi ilgilendiriyor.

Bu projenin başındaki isim de benim Hacettepe’den sınıf arkadaşım, hâlâ Hacettepe’de çalışan Profesör Doktor Sertaç Ak; psikiyatri profesörü ve özellikle bu konuyla ilgili geçmişte çalışmaları olan birisi. Çok ciddi projeleri var. O da bizimle çalışıyor. Bu projelerini uygulayabileceği yerin Zafer Partisi olduğunu düşündüğü için aramıza birkaç ay önce katıldı. Şehir şehir dolaşarak bu gerçekleri anlatıyoruz. Tüm sorunları teker teker ele alarak seçime kadar tüm projelerimizi sahada, Anadolu’da anlatmaya devam edeceğiz. Eskişehir bizim için önemli bir kale bana göre. Eskişehir’de de çalışmalarımız devam edecek.

Erken seçim talebimiz tabii ki var; çünkü insanlar istiyor bunu, sadece biz istemiyoruz. Çözümlerin oluşmadığını, insanların daha kötü yaşam koşullarına gittiğini gördüğümüz için Türk milletinin de erken seçim istediğini düşünüyoruz. Seçim açıklandıktan sonra muhakkak ki birtakım ittifaklar, seçim iş birlikleri oluşacaktır, bu temaslar olacaktır. Biz Türk milletinin geleceği için, Türk milletinin artık gerçekten beka sorunu ortaya çıktığı için bunun için tüm Türk milletini düşünen insanlarla iletişim halinde olacağız. Biz Atatürk çizgisinde Türk milliyetçiliğini benimsemiş bir partiyiz. Atatürk ile sorunu olmayan, Türklük ile sorunu olmayan herkese kapımız açık, tabii ki iletişim halinde olacağız.

Gençler iş beğenmiyor değil, gençler mevcut işlerin koşullarını ve ücretlendirmesini beğenmiyor ve son derece haklılar. Çünkü artık iletişim dünyasında diğer ülkelerdeki gençlerin koşullarını ve fırsatlarını çok iyi biliyorlar. O yüzden gençlere fırsat sunamadığımız için gençler iş beğenmiyor. Siz istihdama yönelik bir eğitim vermezseniz çocukları sadece işsizliğini ertelemek için üniversite kurarsanız, yani üniversitelerin çoğaltılmasındaki tek amaç işsizliği ertelemek, yaptığı tek şey işsizliği ertelemek. Meslek liseleri azaltıldı, erkenden meslek sahibi olup iş güç sahibi olma olanağı azaldı. Belli branşlarda yığılmalar var.
Ben Türk gençlerinin tembel olduğunu düşünmüyorum, iş beğenmediğini düşünmüyorum, fırsat verilmediğini düşünüyorum. İsteseler çok güzel çözümler bulunur. Bizim projelerimizden birisi köy okullarını açmak, her köye öğretmen, ziraat mühendisi ve veteriner atamak. Örneğin atanamayan öğretmen sorunu o anda çözülmüş olacak. Türkiye'nin parası yok değil, istihdam edememesinin nedeni paranın yokluğu değil. Sadece Türk milletine ayrılan pastanın küçük oluşu. Yoksa ben Türkiye'nin çok zengin bir ülke olduğunu düşünüyorum.

Bir başlangıç noktası olacaktır, mevcut mezunların, çokça işsiz olan mezunların gerekli açık alanlardaki istihdamını sağlamak için sertifikasyon ve yeniden eğitim programı ile iş hayatına geçmesi sağlanacaktır. Üretim ekonomisiyle zaten istihdam alanları açılacak paranın doğru yerlere kanalize edilmesiyle. Ardından doğru bir eğitim reformuyla da eğitimin sonucunda edineceği diplomaya göre uygun istihdam sağlanması sağlanacak. Ama bir geçiş süreci var, üniversitenin yaklaşık 4-5 yıl olduğunu düşünürsek bu 4-5 yıl içinde de ciddi bir sertifikasyonla istihdam alanının açılacağını düşünüyorum. O yüzden Türk gençleri umutsuzluğa kapılmasın ve şu algıdan vazgeçsinler. 'Türk milleti tembel, Türkler tembel, iş beğenmiyorlar' bu yalan. Kimse iş beğenmediği için yurt dışına gitmiyor. Gitmeleri çoğu zaman iş gibi görünse de kaostan kaçıyorlar. Çocuklarını daha iyi yerlerde yetiştirmek istiyorlar. Sokaklara daha rahat çıkmak istiyorlar. Yani bunu tek başına iş gücü kaybının, yurt dışına kaçışların ekonomik olduğunu düşünmek biraz gerçeklerden kaçmak olur. O yüzden ben bu şekilde düşünmüyorum.”