Eğitim İş Eskişehir Şube Başkanı Fadime Arslan, 2025-2026 eğitim öğretim yılının sona ermesi dolayısıyla hazırladığı dönem sonu değerlendirme raporunu kamuoyuyla paylaştı. Sendika tarafından yapılan basın açıklamasında eğitim sistemine ilişkin değerlendirmelere yer verilirken, Milli Eğitim Bakanlığı'nın uygulamaları çeşitli başlıklar altında eleştirildi.

Basın açıklamasında, eğitim sisteminin ekonomik, kurumsal, yapısal ve ideolojik açıdan ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğu öne sürüldü. Fadime Arslan, hazırlanan raporun eğitim alanında yaşanan gelişmeleri veriler ışığında ortaya koyduğunu belirtti.

Açıklamada, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e seslenilerek, eğitim kurumlarında yaşanan sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu. Arslan, okullarda öğrencilerin ve eğitim çalışanlarının güvenliğinin sağlanması, eğitim hakkının güçlendirilmesi ve kamusal eğitimin korunması gerektiğini savundu.

Ekonomik koşulların eğitim üzerindeki etkisine dikkat çekilen açıklamada, devlet okullarında velilerin çeşitli giderlerle karşı karşıya kaldığı ifade edildi. Okulların temel ihtiyaçlarının karşılanmasında yaşanan sıkıntılar nedeniyle velilerden bağış ve çeşitli katkı payları talep edildiği öne sürülerek, eğitim harcamalarının aileler üzerinde ağır bir yük oluşturduğu belirtildi.

Açıklamada, bir öğrencinin eğitim yılı başındaki maliyetinin önemli ölçüde arttığı, kırtasiye ve giyim harcamalarındaki yükselişin aile bütçelerini zorladığı ifade edildi. Ayrıca bazı uluslararası raporlara atıfta bulunularak çocuk yoksulluğuna ilişkin değerlendirmelere yer verildi ve okullarda ücretsiz yemek uygulamasının hayata geçirilmesi gerektiği savunuldu.

Özel öğretim kurumlarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Fadime Arslan özel okul ücretlerindeki artışın velileri zor durumda bıraktığını ileri sürdü. Açıklamada, eğitim hizmetlerinin ticarileştiği ve kamusal eğitimin güçlendirilmesi gerektiği görüşü dile getirildi.

Sendika, eğitim politikalarına ilişkin eleştirilerinde müfredat değişiklikleri ile bazı proje ve uygulamalara da yer verdi. "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" ile ÇEDES uygulamasının bilimsel ve laik eğitim anlayışıyla bağdaşmadığı savunularak, bu uygulamaların yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulunuldu. Açıklamada ayrıca bazı sivil toplum kuruluşlarıyla yapılan protokollerin sona erdirilmesi gerektiği ifade edildi.

Kurumsal yapıya ilişkin değerlendirmelerde ise zorunlu eğitim çağındaki öğrencilerin bir bölümünün örgün eğitim dışında kaldığı öne sürüldü. Mesleki Eğitim Merkezleri uygulamasına da değinilen açıklamada, bu sistemin yeniden düzenlenmesi gerektiği belirtilirken, çocukların tam zamanlı örgün eğitime yönlendirilmesi talep edildi.

Öğretmenlerin çalışma koşullarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Arslan, Öğretmenlik Meslek Kanunu, Milli Eğitim Akademisi uygulaması ve öğretmen atamalarında kullanılan mülakat sistemine yönelik eleştirilerini dile getirdi. Açıklamada, öğretmen atamalarının yalnızca yazılı sınav sonuçlarına göre yapılması gerektiği, mülakat uygulamasının kaldırılması ve göreve başlayamayan öğretmenlerin haklarının teslim edilmesi çağrısında bulunuldu.

Özel öğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin çalışma koşullarına da değinilen açıklamada, taban ücret uygulamasının yasal güvence altına alınması, ücretli ve sözleşmeli öğretmenlik uygulamalarının kaldırılması ve tüm öğretmenlerin kadrolu olarak istihdam edilmesi gerektiği ifade edildi.

Basın açıklamasında okullarda güvenliğin artırılması amacıyla "Eğitimde Şiddeti Önleme Kanunu" çıkarılması talep edildi. Bunun yanı sıra tüm okullara kadrolu güvenlik ve temizlik personeli atanması, ücretsiz okul yemeği uygulamasının başlatılması, temiz içme suyuna erişimin sağlanması ve eğitim kurumlarının fiziki ihtiyaçlarının kamu kaynaklarıyla karşılanması istendi.

Fadime Arslan, açıklamasının sonunda eğitim sisteminde bilimsel, laik ve kamusal eğitim anlayışının güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, eğitim politikalarına ilişkin taleplerini yineledi. Sendika, eğitim alanındaki mücadeleyi sürdüreceğini ifade ederek açıklamasını tamamladı.