Eğitim Sen Eskişehir Şube Başkanı Özkan Demirkol, 2025-2026 eğitim öğretim yılının sona ermesi dolayısıyla hazırladığı "Yıl Sonu Eğitimin Durumu Raporu"nu kamuoyuyla paylaştı. Açıklamada, eğitim sisteminin mevcut durumuna ilişkin değerlendirmelere yer verilirken, Milli Eğitim Bakanlığı'nın uygulamalarına yönelik eleştiriler ve sendikanın çözüm önerileri sıralandı.
Özkan Demirkol, eğitim sisteminin kamusal eğitim anlayışından uzaklaştığını savunarak, hazırlanan raporda eğitim alanında yaşanan gelişmelerin çeşitli verilerle değerlendirildiğini belirtti.
Açıklamada, kamusal eğitimin finansmanına ilişkin değerlendirmelere yer verilerek son yıllarda özel okulların eğitim sistemi içindeki payının arttığı ifade edildi. Türkiye'nin öğrenci başına yaptığı eğitim harcamalarının OECD ortalamasının altında kaldığı belirtilirken, bunun eğitimde fırsat eşitliğini olumsuz etkilediği görüşü dile getirildi.
Öğretmen istihdamına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Demirkol, öğretmenlik mesleğinin farklı istihdam modelleriyle yürütülmesinin sorunlara neden olduğunu savundu. Açıklamada, Milli Eğitim Akademisi uygulamasının eğitim fakültesi mezunlarının durumunu etkilediği belirtilirken, öğretmen atamalarında yaşanan sorunlara dikkat çekildi.
Raporda, eğitimde laiklik ve bilimsellik başlığı altında da çeşitli değerlendirmelere yer verildi. Özkan Demirkol, Milli Eğitim Bakanlığı ile çeşitli vakıf ve dernekler arasında yapılan protokollerin eğitim sistemi üzerindeki etkilerine ilişkin eleştirilerini dile getirdi. ÇEDES uygulaması ile "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli"nin yeniden değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Açıklamada, din öğretimine ayrılan bütçenin son yıllarda önemli ölçüde arttığı belirtilirken, buna karşın okulların temizlik, hijyen ve personel ihtiyaçları konusunda yetersizlikler yaşandığı öne sürüldü.
Öğrencilerin eğitim ortamına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Demirkol, çocuk yoksulluğunun eğitim üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Açıklamada, okullarda ücretsiz yemek ve temiz içme suyuna erişimin sağlanması gerektiği savunulurken, kadrolu temizlik personeli eksikliğinin eğitim kurumlarında hijyen sorunlarını artırdığı ifade edildi.
Okullarda yaşanan güvenlik sorunlarına da değinilen raporda, yalnızca güvenlik tedbirlerinin artırılmasının yeterli olmayacağı belirtilerek psikolojik danışmanlık ve sosyal hizmet çalışmalarının güçlendirilmesi gerektiği görüşü paylaşıldı.
Mesleki Eğitim Merkezleri uygulamasına da yer verilen açıklamada, örgün eğitim dışında kalan çocukların sayısına dikkat çekildi. Özkan Demirkol, çocukların eğitim hayatından uzaklaşmaması gerektiğini belirterek MESEM uygulamasının sona erdirilmesini talep etti. Açıklamada, bu kapsamda çalışan bazı öğrencilerin iş kazalarında yaşamını yitirdiği ifade edilerek çocukların yaşam hakkının korunmasının öncelikli olması gerektiği vurgulandı.
Demirkol, açıklamasında kamusal eğitimin yeniden güçlendirilmesi gerektiğini belirterek eğitim sistemine ilişkin taleplerini de sıraladı. Sendika, esnek ve ücretli çalışma modellerine son verilmesini, öğretmen atamalarının mülakatsız yapılmasını, her okulda ücretsiz yemek ve temiz içme suyunun sağlanmasını, MESEM uygulamasının durdurulmasını, ÇEDES ve çeşitli protokollerin iptal edilmesini, eğitim programlarının bilimsel, laik, demokratik ve anadilinde eğitim anlayışı temelinde yeniden düzenlenmesini istedi.
Açıklamanın sonunda Özkan Demirkol, eğitim emekçilerinin hakları ile öğrencilerin eşit, özgür ve nitelikli eğitim hakkı için çalışmalarını sürdüreceklerini belirterek, kamusal eğitim anlayışının güçlendirilmesine yönelik taleplerini yineledi.





